Kentsel Dönüşüm Avukatı Riskli Bina, Müteahhit Anlaşmazlıkları ve Tapu İntikali Süreçleri
Kentsel Dönüşüm Hukuku: Riskli Yapı, Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmeleri:
Kentsel Dönüşüm Hukuku, büromuzun önemli çalışma alanlarından biridir. Deprem riski taşıyan yapıların yenilenmesi sürecinde milyonlarca hak sahibini yakından ilgilendiren bu hukuki alan, riskli yapı tespiti, itirazları, kat karşılığı sözleşmeler, müteahhit anlaşmazlıkları, tapu intikali ve izale-i şüyu davaları gibi kritik konuları içermektedir. Hak kaybına uğramadan sürecin en doğru şekilde yönetilmesi için güncel mevzuat bilgisi ve deneyimli hukuki destek büyük önem taşımaktadır. Bu kapsamlı rehberde, 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun’un 2026 yılı itibarıyla güncel uygulaması, Yargıtay ve idari yargı kararları, İstanbul’un Kartal, Pendik, Maltepe gibi bölgelerinde en sık karşılaşılan sorunlar ve çözüm yolları ayrıntılı olarak ele alınmaktadır.
İçindekiler
1. Kentsel Dönüşüm Hukuku Nedir? İstanbul’da Neden Bu Kadar Önemli?
2. 6306 Sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun ve Güncel Uygulama
3. Riskli Yapı Tespiti Süreci: Nasıl Başlar, Nasıl İtiraz Edilir?
4. İstanbul’da Riskli Yapı Kararlarına İtiraz ve Yargı Yolu
5. Kentsel Dönüşümde Kat Karşılığı Sözleşmeleri ve Dikkat Edilmesi Gereken Hususlar
6. Müteahhit ile Anlaşma Aşamasında En Sık Yapılan Hatalar ve Hukuki Riskler
7. Kentsel Dönüşümde Tapu Devri, Rayiç Bedel ve Hak Sahipliği Davaları
8. Ortaklığın Giderilmesi (İzale-i Şüyu) ve Anlaşmazlık Durumlarında Çözüm Yolları
9. Deprem Güçlendirme mi, Kentsel Dönüşüm mü? Karşılaştırma ve Tavsiyeler
10. İstanbul’da Kentsel Dönüşümde Belediye ve Çevre Bakanlığı Süreçleri
11. Kentsel Dönüşümde Kiracıların ve Oturanların Hakları
12. Kamulaştırma, Acele Kamulaştırma ve Kamulaştırma Bedelinin Tespiti Davaları
13. Kentsel Dönüşüm Sözleşmelerinin Feshi, İptali ve Tazminat Talepleri
14. 2026 Güncel Yargıtay ve İdari Yargı Kararları – İstanbul Örnekleri
15. Kentsel Dönüşümde En Sık Karşılaşılan Sorunlar ve Çözüm Önerileri (Kartal, Pendik, Maltepe Odaklı)
16. Kentsel Dönüşüm Sürecinde Avukatın Rolü ve Profesyonel Destek Neden Önemli?
17. Sıkça Sorulan Sorular (SSS) – İstanbul Kentsel Dönüşüm Hukuku
18. Kentsel Dönüşüm Sürecinizi Hızlandırmak ve Hak Kaybını Önlemek İçin Pratik Tavsiyeler
1. Kentsel Dönüşüm Hukuku Nedir? İstanbul'da Neden Bu Kadar Önemli?
Kentsel dönüşüm hukuku, deprem ve diğer afet riskleri taşıyan yapı stokunun güvenli, sağlıklı ve planlı bir çevreye dönüştürülmesini düzenleyen; mülkiyet hakkı, imar hukuku, borçlar hukuku, idare hukuku ve icra-iflas hukukunun kesişiminde yer alan disiplinlerarası bir hukuk dalıdır. Türkiye'de bu alanın temel yasal dayanağı 16.05.2012 tarihli ve 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun'dur.
Kanunun amacı, "afet riski altındaki alanlar ile bu alanlar dışındaki riskli yapıların bulunduğu arsa ve arazilerde, fen ve sanat norm ve standartlarına uygun, sağlıklı ve güvenli yaşama çevrelerini teşkil etmek üzere iyileştirme, tasfiye ve yenilemelere dair usul ve esasları belirlemektir."
İstanbul özelinde bu konunun kritik önemi, kentin yüksek deprem riski altında bulunması, yapı stokunun büyük bölümünün 1999 öncesi imar mevzuatına ve deprem yönetmeliklerine göre inşa edilmiş olması ve nüfus yoğunluğunun Türkiye ortalamasının kat kat üzerinde seyretmesinden kaynaklanmaktadır. Kartal, Pendik, Maltepe, Ataşehir, Bağcılar, Zeytinburnu gibi ilçelerde hem riskli yapı tespiti başvuruları hem de kat karşılığı inşaat sözleşmelerinden doğan uyuşmazlıklar yoğun biçimde İstanbul mahkemeleri önüne gelmektedir. Bu nedenle kentsel dönüşüm süreci, sadece teknik bir yapı yenileme faaliyeti değil; mülkiyet hakkının sınırlandırılması, malikler arası irade birliği zorunluluğu ve üçüncü kişilerle (müteahhit, idare, TOKİ) kurulan sözleşmesel ilişkiler bakımından yüksek hukuki risk taşıyan bir süreçtir.
2. 6306 Sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun ve Güncel Uygulama
6306 sayılı Kanun, ilk kabul edildiği 2012 yılından bu yana birçok kez değiştirilmiştir. Güncel uygulamada özellikle şu üç değişiklik dalgası belirleyicidir:
a) 7471 sayılı Kanunla yapılan değişiklikler (07.11.2023): Kanunun temel tanımlarında ve idari yetkilerde önemli değişiklikler yapılmıştır. Örneğin riskli yapı tanımı şu şekilde güncellenmiştir:
"Riskli yapı: Riskli alan içinde veya dışında olup ekonomik ömrünü tamamlamış olan ya da yıkılma veya ağır hasar görme riski taşıdığı ilmî ve teknik verilere dayanılarak tespit edilen yapıyı" ifade eder.
Rezerv yapı alanı tanımı da değiştirilmiş olup, "Bu Kanun uyarınca gerçekleştirilecek uygulamalarda kullanılmak üzere, TOKİ'nin veya İdarenin talebine bağlı olarak veya resen Bakanlıkça belirlenen alanları" ifade etmektedir. Riskli alan ise "Zemin yapısı veya üzerindeki yapılaşma sebebiyle can ve mal kaybına yol açma riski taşıyan, Cumhurbaşkanınca kararlaştırılan alanı" kapsamaktadır.
Aynı değişiklikle riskli alan ve rezerv yapı alanlarında imar ve yapılaşma işlemlerinin geçici olarak durdurulması süresi de yeniden düzenlenmiştir: Başkanlık veya TOKİ ya da İdare, bu alanlarda "her türlü imar ve yapılaşma işlemlerini iki yıl süre ile geçici olarak durdurabilir. Uygulamanın gerektirmesi hâlinde imar ve yapılaşma işlemlerinin geçici olarak durdurulması bir yıl daha uzatılabilir."
b) Kurumsal yapı değişikliği: Daha önce Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı bünyesinde yürütülen kentsel dönüşüm iş ve işlemleri, Kentsel Dönüşüm Başkanlığı adı altında yeniden yapılandırılmıştır. Uygulama Yönetmeliği'nde "İlgili kurum" tanımı da bu doğrultuda güncellenerek Kentsel Dönüşüm Başkanlığı, İdare ve TOKİ olarak belirlenmiştir.
c) 2024-2026 dönemi yönetmelik değişiklikleri: 21.05.2024 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan değişiklikle, müteahhitlerin yapı ruhsatı kapsamında verdikleri teminat oranı düşürülmüş; 01.01.2024 tarihinden itibaren düzenlenen yapı ruhsatları için de bu yeni oranın geriye dönük olarak talep üzerine uygulanabilmesi sağlanmıştır. En kapsamlı güncelleme ise 04.02.2026 tarihli ve 33158 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Uygulama Yönetmeliği değişikliğidir. Bu değişiklikle:
Riskli yapı şerhinin terkininden sonra tapu kütüğüne parselin "6306 sayılı Kanun kapsamında olduğuna dair" yeni bir belirtme (şerh) düşülmesi zorunlu hâle gelmiştir.
Satış kararı öncesinde tüm maliklerin toplantıya çağrılması usulü ve toplantı tutanağının zorunlu evrak hâline getirilmesi netleştirilmiştir.
.jpg)