WhatsApp’tan ulaşın
top of page

İşveren ve Çalışan Sorumlulukları İSG İş Sağlığı ve Güvenliği

  • 18 Şub
  • 12 dakikada okunur

Güncelleme tarihi: 20 Şub

ÖZET: 6331 Sayılı Kanun'un ikinci bölümü, iş sağlığı ve güvenliği ekosisteminin operasyonel kalbidir. Bu bölümde işverenin "mutlak" sayılabilecek sorumlulukları, risklerden korunma hiyerarşisi ve profesyonel İSG hizmetlerinin nasıl sunulacağı düzenlenmektedir. Özellikle işverenin sorumluluğu devredemezliği ve İSG maliyetlerinin çalışana yansıtılamayacağı ilkesi, bu bölümün temel taşlarını oluşturur.

içindekiler:

İşverenin Kaçınamayacağı İSG Sorumlulukları ve Sorumluluğun Devredilemezliği (Madde 4)

İSG Risklerden Korunma İlkeleri: Öncelik Sırası Nasıl Olmalı? (Madde 5)

İş Sağlığı ve Güvenliği Hizmetleri ve 2025 ÇASMER Güncellemesi (Madde 6)

İSG İşyeri Tehlike Sınıflarının Belirlenmesi ve NACE Kodu Kriterleri (Madde 9)

İSG Risk Değerlendirmesi: Proaktif Güvenlik Yönetimi ve İkame İlkesi (Madde 10)

İSG Acil Durum Planları ve Tahliye Prosedürleri (Madde 11-12)

Çalışanın Temel Güvencesi: Ciddi Tehlike Anında Çalışmaktan Kaçınma Hakkı (Madde 13)

İş Kazası ve Meslek Hastalıklarının Kayıt ve Bildirim Süreleri (Madde 14)

İSG Sağlık Gözetimi ve Periyodik Muayene Zorunluluğu (Madde 15)

Çalışanların Bilgilendirilmesi ve Eğitim Sorumlulukları (Madde 16-17)

Çalışanların Görüşlerinin Alınması ve Katılım Süreçleri (Madde 18)

Çalışanların Yükümlülükleri: Güvenlik Kurallarına Uyum ve Sorumluluğun Paylaşımı (Madde 19)

İşletme İçi Köprü Görevi: Çalışan Temsilcisinin Seçimi ve Yetkileri (Madde 20)

İSG Hakkında Sıkça Sorulan Sorular (SSS)


  1. İşverenin Kaçınamayacağı İSG Sorumlulukları Nelerdir?


Hukuk sistemimizde işverenin İSG sorumluluğu "kusursuz sorumluluk" ilkesine yakındır. Yani sadece önlem almak yetmez, o önlemin işleyip işlemediğini bizzat takip etmek gerekir. Kanun'un 4. maddesi bu çerçeveyi şöyle çizer:


"MADDE 4 – (1) İşveren, çalışanların işle ilgili sağlık ve güvenliğini sağlamakla yükümlü olup bu çerçevede; a) Mesleki risklerin önlenmesi, eğitim ve bilgi verilmesi dâhil her türlü tedbirin alınması, organizasyonun yapılması, gerekli araç ve gereçlerin sağlanması, sağlık ve güvenlik tedbirlerinin değişen şartlara uygun hale getirilmesi ve mevcut durumun iyileştirilmesi için çalışmalar yapar. b) İşyerinde alınan iş sağlığı ve güvenliği tedbirlerine uyulup uyulmadığını izler, denetler ve uygunsuzlukların giderilmesini sağlar. c) Risk değerlendirmesi yapar veya yaptırır. ç) Çalışana görev verirken, çalışanın sağlık ve güvenlik yönünden işe uygunluğunu göz önüne alır. d) Yeterli bilgi ve talimat verilenler dışındaki çalışanların hayati ve özel tehlike bulunan yerlere girmemesi için gerekli tedbirleri alır."

Burada aslında şunu anlamalıyız: Bir işveren olarak işçiye baretini verip "hadi çalış" demekle iş bitmiyor. O işçinin o bareti takıp takmadığını denetlemek (b bendi) ve eğer baret takmıyorsa bunu düzelttirmek işverenin yükümlüğü kapsamındadır. Hatta işçiyi seçerken, yapacağı işe sağlığının elverip vermediğini kontrol etmek de (ç bendi) işverenin yükümlüğü kapsamındadır


Daha da önemlisi, sorumluluğun devredilemezliği ilkesidir:


" (2) İşyeri dışındaki uzman kişi ve kuruluşlardan hizmet alınması, işverenin sorumluluklarını ortadan kaldırmaz. (3) Çalışanların iş sağlığı ve güvenliği alanındaki yükümlülükleri, işverenin sorumluluklarını etkilemez. (4) İşveren, iş sağlığı ve güvenliği tedbirlerinin maliyetini çalışanlara yansıtamaz."

Sıkça karşılaştığımız hatalardan biri, "Zaten OSGB ile anlaştık, kaza olursa onlar sorumlu" mantığıdır. Kanun burada çok serttir: Dışarıdan uzman tutsanız bile patron olarak nihai sorumlu işverendedir. Ayrıca, iş güvenliği için alınan ayakkabıdan, yapılan sağlık testine kadar hiçbir masraf işçinin maaşından kesilemez; bu masraflar tamamen işletme gideridir.


  1. İSG Risklerden Korunma İlkeleri: Öncelik Sırası Nasıl Olmalı?


İş yerindeki tehlikeleri yönetirken izlenecek bir "mantık sırası" vardır. Kanun'un 5. maddesi, işverenin kafasına göre değil, şu sırayla önlem almasını ister:


"MADDE 5 – (1) İşverenin yükümlülüklerinin yerine getirilmesinde aşağıdaki ilkeler göz önünde bulundurulur: a) Risklerden kaçınmak. b) Kaçınılması mümkün olmayan riskleri analiz etmek. c) Risklerle kaynağında mücadele etmek. ç) İşin kişilere uygun hale getirilmesi için işyerlerinin tasarımı ile iş ekipmanı, çalışma şekli ve üretim metotlarının seçiminde özen göstermek, özellikle tekdüze çalışma ve üretim temposunun sağlık ve güvenliğe olumsuz etkilerini önlemek, önlenemiyor ise en aza indirmek. d) Teknik gelişmelere uyum sağlamak. e) Tehlikeli olanı, tehlikesiz veya daha az tehlikeli olanla değiştirmek. f) Teknoloji, iş organizasyonu, çalışma şartları, sosyal ilişkiler ve çalışma ortamı ile ilgili faktörlerin etkilerini kapsayan tutarlı ve genel bir önleme politikası geliştirmek. g) Toplu korunma tedbirlerine, kişisel korunma tedbirlerine göre öncelik vermek. ğ) Çalışanlara uygun talimatlar vermek."

Hukuki açıdan burada en çok hata yapılan yer (g) bendidir. Kanun diyor ki; önce "toplu korunma" sağlayacaksın. Örneğin inşaatta bir boşluk varsa, önce oraya korkuluk yapacaksın (toplu koruma). İşçiye sadece emniyet kemeri verip (kişisel koruma) "dikkat et" diyemezsiniz. Kural basittir: Önce ortamı güvenli hale getir, sonra işçiyi ekipmanla donat.


  1. İş Sağlığı ve Güvenliği Hizmetleri ve 2025 ÇASMER Güncellemesi


Profesyonel destek alma zorunluluğu, işletmenin büyüklüğüne ve tehlikesine göre değişir ancak kural nettir: Profesyonel yardım şarttır.


"MADDE 6 – (1) Mesleki risklerin önlenmesi ve bu risklerden korunulmasına yönelik çalışmaları da kapsayacak, iş sağlığı ve güvenliği hizmetlerinin sunulması için işveren; a) Çalışanları arasından iş güvenliği uzmanı, işyeri hekimi ve on ve daha fazla çalışanı olan çok tehlikeli sınıfta yer alan işyerlerinde diğer sağlık personeli görevlendirir. Çalışanları arasında belirlenen niteliklere sahip personel bulunmaması hâlinde, bu hizmetin tamamını veya bir kısmını ortak sağlık ve güvenlik birimlerinden veya ÇASMER’lerden hizmet alarak yerine getirebilir..."

Burada karşımıza çıkan en güncel terim ÇASMER'dir. 2025 yılındaki düzenlemeyle artık Sağlık Bakanlığı'na bağlı bu merkezlerden de hizmet alınabiliyor. Özellikle küçük işletmeler için bu büyük bir kolaylık. Ancak 50’den az çalışanı olan ve "az tehlikeli" sınıfta yer alan bir işverenseniz, gerekli eğitimleri alarak (muayeneler hariç) bu hizmeti bizzat kendiniz de üstlenebilirsiniz.


  1. İSG İşyeri Tehlike Sınıflarının Belirlenmesi ve Kriterleri (Madde 9)


İş sağlığı ve güvenliği disiplininde tüm yükümlülükler, işyerinin "tehlike sınıfı"na göre şekillenir. Görevlendirilecek uzmanın niteliğinden, eğitim sürelerine kadar her parametre bu sınıfa bağlıdır.


"MADDE 9 – (1) İşyeri tehlike sınıfları; ... yapılan işin özelliği, işin her safhasında kullanılan veya ortaya çıkan maddeler, iş ekipmanı, üretim yöntem ve şekilleri, çalışma ortam ve şartları ile ilgili diğer hususlar dikkate alınarak ... Bakanlıkça çıkarılacak tebliğ ile tespit edilir. (2) İşyeri tehlike sınıflarının tespitinde, o işyerinde yapılan asıl iş dikkate alınır."

Burada dikkat edilmesi gereken temel husus, işyerinin NACE kodu üzerinden belirlenen "asıl işi"dir. Bir işletme bünyesinde farklı risk gruplarına giren işler yapılsa dahi, tehlike sınıfı ana faaliyet koluna göre tayin edilir. 2026 yılı itibarıyla Bakanlık denetimlerinde, kağıt üzerindeki NACE kodu ile fiilen yürütülen işin uyumu, iş kazası sonrası kusur tespiti açısından öncelikli inceleme alanlarından biridir.


  1. İSG Risk Değerlendirmesi: Proaktif Güvenlik Yönetimi (Madde 10)


Risk değerlendirmesi, bir işyerinin güvenlik röntgenidir. Sadece teknik bir rapor değil, yaşayan ve sürekli güncellenen bir dökümandır.


"MADDE 10 – (1) İşveren, iş sağlığı ve güvenliği yönünden risk değerlendirmesi yapmak veya yaptırmakla yükümlüdür. Risk değerlendirmesi yapılırken aşağıdaki hususlar dikkate alınır: a) Belirli risklerden etkilenecek çalışanların durumu. b) Kullanılacak iş ekipmanı ile kimyasal madde ve müstahzarların seçimi. c) İşyerinin tertip ve düzeni. ç) Genç, yaşlı, engelli, gebe veya emziren çalışanlar gibi özel politika gerektiren gruplar ile kadın çalışanların durumu. (2) İşveren, yapılacak risk değerlendirmesi sonucu alınacak iş sağlığı ve güvenliği tedbirleri ile kullanılması gereken koruyucu donanım veya ekipmanı belirler."

Kanun, "özel politika gerektiren grupları" (ç bendi) vurgulayarak, risk değerlendirmesinin genel geçer bir metin olamayacağını, birey ve grup odaklı olması gerektiğini hükme bağlar. Özellikle 2025 yılındaki teknolojik güncellemelerle birlikte, dijital ekipmanların ve kimyasalların seçiminde "ikame ilkesi" (tehlikeliyi daha az tehlikeli ile değiştirme) risk değerlendirmesinin merkezine oturmuştur.


  1. İSG Acil Durum Planları ve Tahliye Prosedürleri (Madde 11-12)


Kriz anlarında paniğin yerini planlı bir aksiyonun alması için işverenin organizasyonel hazırlık yapması zorunludur.


"MADDE 11 – (1) İşveren; ... meydana gelebilecek acil durumları önceden değerlendirerek ... acil durum planlarını hazırlar. ... tahliye, yangınla mücadele, ilk yardım ve benzeri konularda uygun donanıma sahip ve bu konularda eğitimli yeterli sayıda kişiyi görevlendirir ... ve ekiplerin her zaman hazır bulunmalarını sağlar."

Bu madde uyarınca görevlendirilen çalışanlar, sadece isim listelerinden ibaret değildir. Ekiplerin periyodik tatbikatlarla güncel tutulması işverenin gözetim borcunun bir parçasıdır.

Tahliye sürecinde çalışanın insiyatif alabilmesi ise 12. maddede şu şekilde düzenlenmiştir:


"MADDE 12 – (1) Ciddi, yakın ve önlenemeyen tehlikenin meydana gelmesi durumunda işveren; çalışanların işi bırakarak derhal çalışma yerlerinden ayrılıp güvenli bir yere gidebilmeleri için, önceden gerekli düzenlemeleri yapar ve çalışanlara gerekli talimatları verir. (2) ... çalışanlar, ihmal veya dikkatsiz davranışları olmadıkça yaptıkları müdahaleden dolayı sorumlu tutulamaz."
  1. Çalışanın Temel Güvencesi: Çalışmaktan Kaçınma Hakkı (Madde 13)


Çalışanın can güvenliğini doğrudan ilgilendiren ve iş hukukundaki "iş görme borcu"nu askıya alan en önemli madde budur.


"MADDE 13 – (1) Ciddi ve yakın tehlike ile karşı karşıya kalan çalışanlar kurula, kurulun bulunmadığı işyerlerinde ise işverene başvurarak durumun tespit edilmesini ve gerekli tedbirlerin alınmasına karar verilmesini talep edebilir. Kurul acilen toplanarak, işveren ise derhâl kararını verir ve durumu tutanakla tespit eder. (2) Kurul veya işverenin çalışanın talebi yönünde karar vermesi hâlinde çalışan, gerekli tedbirler alınıncaya kadar çalışmaktan kaçınabilir. Çalışanların çalışmaktan kaçındığı dönemdeki ücreti ile kanunlardan ve iş sözleşmesinden doğan diğer hakları saklıdır."

Bu hak, çalışana keyfi bir çalışma serbestisi tanımaz; "ciddi ve yakın tehlike" şartına bağlanmıştır. Ancak tehlikenin önlenemez olduğu durumlarda çalışan, herhangi bir merciden karar beklemeksizin alanı terk edebilir:


" (3) Çalışanlar ciddi ve yakın tehlikenin önlenemez olduğu durumlarda birinci fıkradaki usule uymak zorunda olmaksızın işyerini veya tehlikeli bölgeyi terk ederek belirlenen güvenli yere gider. Çalışanların bu hareketlerinden dolayı hakları kısıtlanamaz. (4) ... talep etmelerine rağmen gerekli tedbirlerin alınmadığı durumlarda, tabi oldukları kanun hükümlerine göre iş sözleşmelerini feshedebilir."

Bu düzenleme ile çalışanın yaşam hakkı, işverenin yönetim hakkının üzerinde tutulmuştur. İş sözleşmesinin bu madde kapsamında feshedilmesi, çalışana kıdem tazminatı ve diğer yasal haklarını talep etme imkanı tanır.


  1. İş Kazası ve Meslek Hastalıklarının Kayıt ve Bildirimi (Madde 14)


Bir kaza meydana geldikten sonraki süreç, hukuki sorumluluğun sınırlarını belirler. Kanun, bu noktada işverene "gecikmeksizin bildirim" yükümlülüğü yükleyerek sürecin şeffaf yönetimini hedefler.


"MADDE 14 – (1) İşveren; a) Bütün iş kazalarının ve meslek hastalıklarının kaydını tutar, gerekli incelemeleri yaparak bunlar ile ilgili raporları düzenler. ... (2) İşveren, aşağıdaki hallerde belirtilen sürede Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirimde bulunur: a) İş kazalarını kazadan sonraki üç iş günü içinde. b) Sağlık hizmeti sunucuları veya işyeri hekimi tarafından kendisine bildirilen meslek hastalıklarını, öğrendiği tarihten itibaren üç iş günü içinde.

Buradaki "üç iş günü" kuralı kritiktir. Bildirimin süresinde yapılmaması, sadece idari para cezasına değil, aynı zamanda olası bir rücu davasında işverenin aleyhine delil teşkil etmesine neden olabilir. Ayrıca kanun, yaralanma olmasa dahi iş yerindeki araç gerece zarar veren veya zarar verme potansiyeli olan "ramak kala" olaylarının da incelenip raporlanmasını zorunlu tutarak proaktif bir yaklaşım sergiler.


  1. İSG Sağlık Gözetimi ve Periyodik Muayene Zorunluluğu (Madde 15)


Çalışanların sağlık durumunun yapacakları işe uygunluğu, işe girişten itibaren sürekli bir denetim mekanizmasına tabidir.


"MADDE 15 – (1) İşveren; a) Çalışanların işyerinde maruz kalacakları sağlık ve güvenlik risklerini dikkate alarak sağlık gözetimine tabi tutulmalarını sağlar. b) Aşağıdaki hallerde çalışanların sağlık muayenelerinin yapılmasını sağlamak zorundadır: 1) İşe girişlerinde. 2) İş değişikliğinde. 3) İş kazası, meslek hastalığı veya sağlık nedeniyle tekrarlanan işten uzaklaşmalarından sonra işe dönüşlerinde talep etmeleri hâlinde. 4) İşin devamı süresince... düzenli aralıklarla. ... (2) Tehlikeli ve çok tehlikeli sınıfta yer alan işlerde çalışacaklar, yapacakları işe uygun olduklarını belirten sağlık raporu olmadan işe başlatılamaz."

Sağlık raporlarının temini konusunda 2025-2026 güncel düzenlemeleriyle ÇASMER’ler (Çalışan Sağlığı Merkezleri) yetkilendirilmiştir. Özellikle vurgulanmalıdır ki; bu muayenelerin ve tetkiklerin tüm maliyeti işverene aittir. Kanun, "Sağlık gözetiminden doğan maliyet... çalışana yansıtılamaz" diyerek bu yükümlülüğü netleştirmiştir.


  1. Çalışanların Bilgilendirilmesi ve Eğitimi İSG Sorumlulukları (Madde 16-17)


İSG sistemi sadece teknik donanımlarla değil, doğru bilgi akışıyla ayakta kalır. Çalışanların riskler konusunda eğitilmesi, işverenin gözetim borcunun temelini oluşturur.


"MADDE 17 – (1) İşveren, çalışanların iş sağlığı ve güvenliği eğitimlerini almasını sağlar. Bu eğitim özellikle; işe başlamadan önce, çalışma yeri veya iş değişikliğinde, iş ekipmanının değişmesi hâlinde veya yeni teknoloji uygulanması hâlinde verilir. ... (7) Bu madde kapsamında verilecek eğitimin maliyeti çalışanlara yansıtılamaz. Eğitimlerde geçen süre çalışma süresinden sayılır."

Eğitimlerin mesai saatleri içinde verilmesi asıldır. Eğer eğitimler haftalık çalışma süresinin dışında kalırsa, bu süreler "fazla çalışma" olarak değerlendirilmelidir. Tehlikeli işlerde "mesleki eğitim belgesi" olmayan bir personelin çalıştırılması, olası bir kazada işvereni ağır bir kusur altına sokar.


  1. Çalışanların Görüşlerinin Alınması ve Katılım Sorumluluğu (Madde 18)


Güvenlik kültürü hiyerarşik değil, katılımcı bir süreçtir. İşveren, çalışanların saha tecrübesinden faydalanmak zorundadır.


"MADDE 18 – (1) İşveren... aşağıdaki imkânları sağlar: a) İş sağlığı ve güvenliği ile ilgili konularda görüşlerinin alınması, teklif getirme hakkının tanınması ve bu konulardaki görüşmelerde yer alma ve katılımlarının sağlanması. b) Yeni teknolojilerin uygulanması, seçilecek iş ekipmanı... konularında görüşlerinin alınması."

Bu madde ile İSG önlemlerinin sadece masa başında alınamayacağı, uygulayıcıların görüşlerinin sisteme dahil edilmesi gerektiği hükme bağlanmıştır.


  1. Çalışanların Yükümlülükleri: Sorumluluğun Paylaşımı (Madde 19)


Her ne kadar kanun işverene ağır sorumluluklar yüklese de, çalışanlar da kendi güvenliklerinden ve iş birliğinden sorumludur.


"MADDE 19 – (1) Çalışanlar, iş sağlığı ve güvenliği ile ilgili aldıkları eğitim ve işverenin bu konudaki talimatları doğrultusunda, kendilerinin ve hareketlerinden... etkilenen diğer çalışanların sağlık ve güvenliklerini tehlikeye düşürmemekle yükümlüdür."

Çalışanlar; makine ve ekipmanı kuralına uygun kullanmak, koruyucu donanımları keyfi olarak çıkarmamak ve tespit ettikleri tehlikeleri derhal bildirmekle mükelleftir. Çalışanın bu yükümlülüklere aykırı davranması, disiplin süreçlerine ve tazminat davalarında "müterafık kusur" (ortak kusur) değerlendirmesine konu olabilir.


  1. Köprü Görevi: Çalışan Temsilcisi (Madde 20)


İşveren ile çalışanlar arasındaki iletişimi sağlayan, İSG sisteminin sahadaki gözü olan kişi çalışan temsilcisidir.


"MADDE 20 – (1) İşveren... çalışanlar arasında yapılacak seçim veya seçimle belirlenemediği durumda atama yoluyla, aşağıda belirtilen sayılarda çalışan temsilcisini görevlendirir... (3) Çalışan temsilcileri, tehlike kaynağının yok edilmesi veya tehlikeden kaynaklanan riskin azaltılması için, işverene öneride bulunma ve işverenden gerekli tedbirlerin alınmasını isteme hakkına sahiptir."

Çalışan sayısına göre belirlenen temsilci sayıları (örneğin 2-50 çalışan için 1 temsilci), iş yerinde demokrasinin ve güvenliğin tesis edilmesini sağlar. Temsilcilerin, görevlerini yerine getirmeleri nedeniyle haklarının kısıtlanamayacağı yasal güvence altındadır.


  1. İSG Sıkça Sorulan Sorular (SSS)


1. İş sağlığı ve güvenliği hizmetlerinde işveren sorumluluğunu bir başkasına devredebilir mi?

Madde 4 uyarınca, dışarıdan uzman veya OSGB hizmeti alınması işverenin hukuki sorumluluğunu ortadan kaldırmaz. İşveren, sistemin işleyişinden bizzat sorumludur.


2. İSG ekipmanları (baret, ayakkabı vb.) için işçiden para kesilebilir mi?

Kanun'un 4. maddesi uyarınca işveren, İSG tedbirlerinin maliyetini hiçbir şekilde çalışanlara yansıtamaz. Bu harcamalar tamamen işletme gideridir.


3. Çalışan, güvenlik önlemi alınmayan bir işyerinde çalışmayı reddedebilir mi?

Madde 13 kapsamında, "ciddi ve yakın tehlike" ile karşılaşan çalışan, gerekli önlemler alınıncaya kadar çalışmaktan kaçınma hakkına sahiptir. Bu süreçte ücreti tam ödenir.


4. İş kazası bildirimi kaç gün içinde ve nereye yapılmalıdır?

Madde 14 uyarınca, işveren meydana gelen iş kazasını kazadan sonraki 3 iş günü içinde Sosyal Güvenlik Kurumu’na (SGK) bildirmekle yükümlüdür.


5. İşyerinde risk değerlendirmesi yaptırmak zorunlu mu?

Madde 10’a göre işveren, iş sağlığı ve güvenliği yönünden risk değerlendirmesi yapmak veya yaptırmak zorundadır. Bu değerlendirme periyodik olarak güncellenmelidir.


6. İşyeri tehlike sınıfı neye göre belirlenir?

Madde 9 uyarınca tehlike sınıfları, işyerinde yürütülen asıl işin niteliğine (NACE kodu) göre "Az Tehlikeli", "Tehlikeli" ve "Çok Tehlikeli" olarak belirlenir.


7. Sağlık raporu ücretini çalışan mı öder?

Madde 15 uyarınca sağlık gözetiminden doğan tüm maliyetler işveren tarafından karşılanır; çalışana rücu edilemez.


8. İş güvenliği eğitimi mesai saatleri dışında verilebilir mi?

Verilebilir ancak Madde 17 uyarınca bu süreler çalışma süresinden sayılır. Mesai saatleri dışındaki eğitimler için çalışanlara fazla mesai ücreti ödenmesi zorunludur.


9. On kişiden az çalışanı olan küçük işletmelere İSG desteği var mı?

Madde 7 uyarınca, ondan az çalışanı olan tehlikeli ve çok tehlikeli sınıftaki işyerlerine Bakanlıkça İSG hizmet desteği sağlanabilir.


10. İş güvenliği uzmanı eksikliği işverene bildirdiğinde işten kovulabilir mi?

Madde 8 uyarınca, hayati tehlikeyi Bakanlığa bildiren uzman veya hekimin iş sözleşmesi bu nedenle feshedilemez. Aksi halde işveren en az bir yıllık ücret tutarında tazminat öder.


11. Ramak kala olayları (yaralanmasız kazalar) kaydedilmeli mi?

Madde 14 kapsamında, yaralanmaya neden olmayan ancak işyeri veya ekipmanı zarara uğratma potansiyeli olan tüm olaylar incelenmeli ve raporlanmalıdır.


12. Çalışanların İSG konusundaki temel yükümlülüğü nedir?

Madde 19 uyarınca çalışanlar; aldıkları eğitim ve talimatlar doğrultusunda kendilerinin ve diğer arkadaşlarının güvenliğini tehlikeye düşürmemek, ekipmanları doğru kullanmakla yükümlüdür.


13. İşyerinde kaç tane çalışan temsilcisi bulunmalıdır?

Madde 20’ye göre çalışan sayısına bağlıdır: 2-50 çalışan için 1, 51-100 çalışan için 2, 101-500 çalışan için 3 temsilci görevlendirilmesi şarttır.


14. Acil durum planı ve tatbikatı ne sıklıkla yapılmalıdır?

Madde 11 uyarınca işveren acil durum planlarını hazırlamalı ve ekiplerin her zaman hazır bulunması için düzenli eğitim ve tatbikatlar yaptırmalıdır.


15. Sağlık raporları nereden alınmalıdır?

Madde 15’e göre raporlar işyeri hekiminden alınır. Ancak 50’den az çalışanı olan az tehlikeli işyerleri için ÇASMER, aile hekimi veya kamu hastaneleri de yetkilidir.


16. İSG uzmanının belgesi yetersizse ne olur?

Madde 8 uyarınca; Çok Tehlikeli işlerde (A), Tehlikeli işlerde en az (B), Az Tehlikeli işlerde en az (C) sınıfı belge şarttır. Yanlış görevlendirme işvereni ağır cezai sorumluluk altına sokar.


17. Çalışan temsilcisi seçimle mi belirlenir?

Madde 20 uyarınca öncelik seçimdedir. Seçimle belirlenemediği durumlarda işveren atama yapabilir. Sendika temsilcileri doğal çalışan temsilcisidir.


18. İşveren işçiye sormadan İSG politikası belirleyebilir mi?

Madde 18 uyarınca işveren, İSG konularında ve yeni teknolojilerin seçimi sırasında çalışanların veya temsilcilerinin görüşlerini almak ve katılımlarını sağlamak zorundadır.


19. Meslek hastalığı ön tanısı konulduğunda ne yapılmalıdır?

Madde 14 uyarınca işveren, kendisine bildirilen meslek hastalığı vakalarını öğrendiği tarihten itibaren 3 iş günü içinde SGK’ya bildirmelidir.


20. Tahliye talimatı verildiğinde çalışan bölgeyi terk etmezse ne olur?

Madde 12 uyarınca işveren güvenliği sağlamak için tahliye talimatı verir. Çalışan bu talimata uymakla yükümlüdür; aksi durum disiplin suçuna ve güvenlik ihlaline girer.


  1. İSG Hukukunda Uzman Danışmanlık ve Avukatlık Hizmetleri


6331 Sayılı Kanun’un "Amaç, Kapsam ve Tanımlar" bölümü, her türlü iş hukuku uyuşmazlığının zeminini oluşturur. Bir olayın "iş kazası" tespiti veya yöneticinin "işveren vekili" sıfatıyla kusur analizi, teknik ve hukuki uzmanlık gerektirir.


YILMAZ & TATLİ Hukuk ve Danışmanlık Bürosu olarak;

  • İş kazası ve meslek hastalığı sonrası maddi-manevi tazminat davası süreçleri,

  • İşveren vekillerinin cezai sorumluluklarının yönetimi ve savunma stratejileri,

  • 2026 yılı güncel mevzuatına göre kurumsal İSG uyum denetimleri,

  • İSG-KATİP ve ÇASMER üzerinden yürütülen idari prosedürlerin takibi, alanlarında profesyonel hukuki destek sunmaktayız.


İletişim: Helis More Residence, Yalı Mah. Kadir Sk. No:14 Kartal/İstanbul

ÖNEMLİ UYARI: Bu rehberde yer alan bilgiler, 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu ve ilgili yönetmelikler dikkate alınarak genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Her işyerinin tehlike sınıfı, çalışan sayısı ve faaliyet konusu farklılık gösterdiğinden, somut uygulamalar öncesinde uzman bir İSG hukuku avukatına danışılması kritik önem taşır. YILMAZ & TATLİ Hukuk, bu metindeki genel bilgiler ışığında profesyonel hukuki destek alınmadan gerçekleştirilen işlemlerin sonuçlarından sorumlu tutulamaz.
İşveren ve Çalışan Sorumlulukları İSG İş Sağlığı ve Güvenliği
6331 sayılı iş sağlığı ve güvenliği kanunu, çalışma hayatında işverenin kusursuz sorumluluğu ilkesini merkeze alarak, işverenin genel yükümlülükleri madde 4 kapsamında geniş bir denetim ve gözetim alanı oluşturur. Bu yasal çerçevede isg risk değerlendirmesi zorunluluğu proaktif bir koruma sağlarken, olası risklerin tespiti için ramak kala olayı bildirimi titizlikle takip edilmelidir. İş dünyasında en çok merak edilen iş kazası bildirimi kaç gün sorusunun yanıtı, iş kazası bildirim süresi 2026 yılı itibarıyla da kazadan sonraki 3 iş günü olarak uygulanmaya devam ederken; benzer şekilde meslek hastalığı bildirim süresi de öğrenme tarihinden itibaren aynı kısıta tabidir. Çalışanların en temel yasal güvencelerinden biri olan çalışmaktan kaçınma hakkı nedir sorusu, hayati tehlike anında iş görme borcunun askıya alınması olarak tanımlanırken; iş güvenliği eğitimi çalışma süresinden sayılır mı veya periyodik muayene ücretini kim öder gibi operasyonel konularda kanun, tüm maliyetin işverene ait olduğunu ve eğitim sürelerinin mesai kapsamında değerlendirileceğini net bir şekilde hükme bağlamıştır. İşyerlerinde çalışan temsilcisi sayısı hesaplama ve görevlendirmesi çalışan sayısına göre belirlenirken, isg uzmanı bildirim yükümlülüğü çerçevesinde hayati tehlikelerin Bakanlığa raporlanması yasal bir zorunluluktur; bu sorumlulukların ihmali durumunda işveren vekili hapis cezası veya güncel isg idari para cezaları 2026 listesi uyarınca ağır yaptırımlarla karşılaşılması kaçınılmazdır. Yeni nesil sağlık hizmeti birimi olan çasmer nedir 2026 uygulamaları ve yetkilendirilmiş ekipman muayene kuruluşu yetkileri denetim süreçlerini daha profesyonel bir zemine taşırken, koruma hiyerarşisinde yer alan toplu korunma tedbirleri nelerdir sorusuna verilen yanıtlar (bariyerler, havalandırma sistemleri vb.), kişisel koruyuculardan önce önceliklendirilmelidir. Eğitim süreçlerinde iş sağlığı ve güvenliği eğitimi kimler verebilir konusu uzmanlık belgelerine bağlanmış olup, olası ihtilaflarda ve rücu süreçlerinde bir iş kazası rücu davası avukat desteği almak, hem işveren hem de çalışan haklarının korunması açısından hayati önem taşır.


Yorumlar


bottom of page