SGK Rücu Davası: İş Kazası Meslek Hastalığı İşverene Rücu
- 6 gün önce
- 11 dakikada okunur
ÖZET: SGK rücu davası, iş kazası veya meslek hastalığı sonucunda Sosyal Güvenlik Kurumu'nun sigortalıya veya hak sahiplerine yaptığı ödemeleri, kusuru bulunan işveren, alt işveren ya da üçüncü kişilerden geri talep ettiği hukuki süreçtir. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 21. ve 23. maddeleri bu konuda temel düzenlemeleri içermektedir. İşveren, İSG mevzuatına aykırı davranışı veya kastı nedeniyle meydana gelen iş kazalarında, SGK'nın yaptığı tüm ödemelerin ve bağladığı gelirlerin ilk peşin sermaye değeri kadar sorumlu tutulabilmektedir. Bu tutar, özellikle ağır yaralanma ve ölümlü kazalarda milyonlarca liraya ulaşabilmekte; işverenin mali sürdürülebilirliğini doğrudan tehdit edebilmektedir.
İçindekiler
SGK Rücu Davasının Hukuki Dayanağı: 5510 Sayılı Kanun Madde 21
İşverenin Kusuru ve İSG Mevzuatı İhlali: Rücuya Zemin Hazırlayan Haller
Rücu Davasının Kapsamı: Kimler Sorumlu Tutulur?
SGK Rücu Davası Nasıl Başlar? Bildirim Süresi ve İşveren Yükümlülükleri
Peşin Sermaye Değeri Nedir? İşverenin Ödeyeceği Tutar Nasıl Hesaplanır?
Kaçınılmazlık İlkesi ve Müterafik Kusur: İşverenin Sorumluluğunu Azaltan Haller
Alt İşveren ve Asıl İşveren İlişkilerinde SGK Rücu Sorumluluğu
Rücu Davasında Yetkili Mahkeme, Zamanaşımı ve Süreç
SGK Rücu Davasından Korunma Yolları: İşverenler İçin Önlemler
Sıkça Sorulan Sorular (SSS)
1. SGK Rücu Davasının Hukuki Dayanağı: 5510 Sayılı Kanun Madde 21
Sosyal Güvenlik Kurumu'nun işverene veya üçüncü kişilere rücu hakkı, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 21. maddesinde açıkça düzenlenmiştir.
"İş kazası ve meslek hastalığı, işverenin kastı veya sigortalıların sağlığını koruma ve iş güvenliği mevzuatına aykırı bir hareketi sonucu meydana gelmişse, Kurumca sigortalıya veya hak sahiplerine bu Kanun gereğince yapılan veya ileride yapılması gereken ödemeler ile bağlanan gelirin başladığı tarihteki ilk peşin sermaye değeri toplamı, sigortalı veya hak sahiplerinin işverenden isteyebilecekleri tutarlarla sınırlı olmak üzere, Kurumca işverene ödettirilir. İşverenin sorumluluğunun tespitinde kaçınılmazlık ilkesi dikkate alınır. İş kazasının, 13 üncü maddenin ikinci fıkrasının (a) bendinde belirtilen sürede işveren tarafından Kuruma bildirilmemesi halinde, bildirim tarihine kadar geçen süre için sigortalıya ödenecek geçici iş göremezlik ödeneği, Kurumca işverenden tahsil edilir."
Bu hüküm uyarınca, SGK'nın rücu hakkı kullanabilmesi için iki temel unsurun varlığı gerekmektedir:
A. İşverenin Kastı
Kast, işverenin iş kazası veya meslek hastalığının oluşacağını bilerek ve isteyerek hareket etmesidir. İşverenin bilinçli olarak güvenlik tedbirlerini almaması, işçileri tehlikeli ortamlarda çalıştırmaya devam etmesi veya risk değerlendirmesi yapılmamasına rağmen üretime devam etmesi kast kapsamında değerlendirilebilir. Ancak uygulamada kastın ispatı oldukça zor olduğundan, SGK genellikle ikinci unsurun varlığını araştırır.
B. İSG Mevzuatına Aykırı Hareket
İşverenin 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu ve ilgili yönetmeliklere aykırı davranışı, doğrudan kusur teşkil eder. Bu aykırılıklar şunları kapsar:
Risk değerlendirmesi yapmamak veya güncel tutmamak
İş güvenliği uzmanı veya işyeri hekimi görevlendirmemek
İSG eğitimi vermemek
Koruyucu donanım sağlamamak veya kullanımını denetlememek
İş kazası bildirimini 3 iş günü içinde yapmamak
Acil durum planı hazırlamamak
6331 sayılı Kanun'un 4. maddesi, işverenin İSG sorumluluğunun devredilemez olduğunu açıkça belirtmektedir. Bu nedenle işveren, OSGB ile anlaşma yapmış olsa bile iş kazasından doğan sorumluluğundan kurtulamaz.
2. İşverenin Kusuru ve İSG Mevzuatı İhlali: Rücuya Zemin Hazırlayan Haller
Yargıtay içtihatlarında, İSG mevzuatına aykırılık bizatihi kusur oluşturmaktadır. İşverenin kusurunun derecesinin kasıt olması zorunlu değildir; hafif ihmal bile Kurumca işverene rücu davası açılmasına yol açabilir.
İşvereni Rücu Sorumluluğu Altına Sokan İhlaller
Uygulamada en sık karşılaşılan İSG ihlalleri şunlardır:
1. Risk Değerlendirmesi Eksikliği
6331 sayılı Kanun'un 10. maddesi, her işverenin risk değerlendirmesi yapmak veya yaptırmak zorunda olduğunu hükme bağlamaktadır. Risk değerlendirmesi yapılmamışsa veya işyerindeki değişikliklere rağmen güncellenmemişse, iş kazası durumunda işverenin kusuru ağır kabul edilir.
2. İSG Eğitimi Vermeme
Kanun'un 17. maddesi uyarınca işveren, çalışanların İSG eğitimlerini almasını sağlamakla yükümlüdür. Bu eğitim özellikle işe başlamadan önce, çalışma yeri veya iş değişikliğinde, iş ekipmanının değişmesi veya yeni teknoloji uygulanması halinde verilmelidir. Eğitim verilmemişse, kaza anında işverenin kusur oranı yüksek tespit edilir.
3. Koruyucu Ekipman Sağlamama
İşverenin, çalışanlara uygun kişisel koruyucu donanım sağlama ve bunların kullanımını denetleme yükümlülüğü bulunmaktadır. Baret, emniyet kemeri, iş ayakkabısı, eldiven gibi ekipmanların eksikliği veya kullandırılmaması, iş kazası sonrasında işveren aleyhine güçlü delil teşkil eder.
4. İş Kazası Bildirimini Geciktirme veya Yapmama
5510 sayılı Kanun'un 13. maddesinin ikinci fıkrasına göre, iş kazası meydana geldiğinde kazanın üç iş günü içinde Kuruma bildirilmesi zorunludur. Kanun'un 21. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca:
"İş kazasının, 13 üncü maddenin ikinci fıkrasının (a) bendinde belirtilen sürede işveren tarafından Kuruma bildirilmemesi halinde, bildirim tarihine kadar geçen süre için sigortalıya ödenecek geçici iş göremezlik ödeneği, Kurumca işverenden tahsil edilir."
Bildirim gecikmesi veya yapılmaması, işverenin ayrı bir kusur unsurudur ve idari para cezasının yanı sıra rücu davası açılmasına da sebep olur.
5. İşyeri Hekimi ve İş Güvenliği Uzmanı Görevlendirmeme
6331 sayılı Kanun'un 6. maddesi, mesleki risklerin önlenmesine yönelik hizmetlerin sunulması için işverenin iş güvenliği uzmanı ve işyeri hekimi görevlendirmesini zorunlu kılmaktadır. Bu yükümlülüğün yerine getirilmemesi halinde, işveren hem idari para cezası alır hem de kaza sonrasında SGK rücu davasıyla karşılaşır.
3. Rücu Davasının Kapsamı: Kimler Sorumlu Tutulur?
SGK rücu davası, yalnızca doğrudan işverene karşı açılmaz. Kanun, iş kazasının oluşumunda kusuru bulunan tüm kişi ve kurumları sorumluluk kapsamına almaktadır.
A. İşveren ve İşveren Vekili
5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun Kanun'un 12. maddesinin 2. fıkrası, işveren vekilinin tanımını yapmaktadır:
"İşveren adına ve hesabına, işin veya görülen hizmetin bütününün yönetim görevini yapan kimse, işveren vekilidir. Bu Kanunda geçen işveren deyimi, işveren vekilini de kapsar. İşveren vekili ve 4857 sayılı İş Kanununda tanımlanan geçici iş ilişkisi kurulan işveren, bu Kanunda belirtilen yükümlülüklerinden dolayı işveren ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur."
Bu hüküm gereğince; genel müdürler gibi yönetim yetkisine sahip kişiler, iş kazası sonrasında işveren gibi sorumlu tutulabilirler.
B. Alt İşveren ve Asıl İşveren
4857 sayılı İş Kanunu'nun 2. maddesinde düzenlenen asıl işveren-alt işveren ilişkisinde, iş kazası halinde her iki taraf da sorumlu tutulabilir. 5510 sayılı Kanun'un 12. maddesinin altıncı fıkrası şöyledir:
"Bir işverenden, işyerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin bir işte veya bir işin bölüm veya eklentilerinde, iş alan ve bu iş için görevlendirdiği sigortalıları çalıştıran üçüncü kişiye alt işveren denir. Sigortalılar, üçüncü bir kişinin aracılığı ile işe girmiş ve bunlarla sözleşme yapmış olsalar dahi, asıl işveren, bu Kanunun işverene yüklediği yükümlülüklerden dolayı alt işveren ile birlikte sorumludur."
Bu hüküm uyarınca asıl işveren, SGK'nın rücu davalarında alt işveren ile birlikte müteselsil olarak sorumludur. SGK rücu tutarının tamamını ister asıl işverenden, ister alt işverenden, isterse her ikisinden birlikte talep edebilir. Bu durum özellikle inşaat sektöründe sıkça görülmektedir.
C. Üçüncü Kişiler
Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanun'un 21. maddesinin dördüncü fıkrası, üçüncü kişilerin sorumluluğunu düzenlemektedir:
"İş kazası, meslek hastalığı ve hastalık, üçüncü bir kişinin kusuru nedeniyle meydana gelmişse, sigortalıya ve hak sahiplerine yapılan veya ileride yapılması gereken ödemeler ile bağlanan gelirin başladığı tarihteki ilk peşin sermaye değerinin yarısı, zarara sebep olan üçüncü kişilere ve şayet kusuru varsa bunları çalıştıranlara rücû edilir."
Üçüncü kişi sorumluluğunda rücu tutarı, işverene göre daha sınırlıdır. İlk peşin sermaye değerinin yarısı ile sınırlandırılmıştır. Üçüncü kişi sorumluluğu özellikle trafik kazası kaynaklı iş kazalarında gündeme gelir.
4. SGK Rücu Davası Nasıl Başlar? Bildirim Süresi ve İşveren Yükümlülükleri
İş kazası sonrasında işleyecek süreç, işverenin bildirim yükümlülüğünü yerine getirip getirmediğine göre şekillenir.
İş Kazası Bildirimi
5510 sayılı Kanun'un 13. maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendine göre; İşveren, meydana gelen iş kazalarını kazadan sonraki üç iş günü içinde Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirmekle yükümlüdür.
Bildirim, iş kazası ve meslek hastalığı bildirgesi ile yapılır. Bu bildirgede kazanın oluş şekli, zaman, yer, tanıklar ve alınan önlemler detaylı olarak belirtilmelidir. Bildirim yapılmazsa veya gecikmeli yapılırsa, işveren iki yönden sorumlu tutulur:
İdari Para Cezası: 6331 sayılı Kanun'un 26. maddesi uyarınca idari para cezası uygulanır.
Geçici İş Göremezlik Ödeneğinin Rücuu: Bildirim tarihine kadar geçen süre için ödenecek geçici iş göremezlik ödeneği doğrudan işverenden tahsil edilir.
SGK'nın Müfettiş İncelemesi ve Kusur Tespiti
İş kazası bildirildikten sonra SGK, olayı incelemek üzere sosyal güvenlik müfettişi görevlendirir. Müfettiş, işyerinde yerinde inceleme yaparak:
İşverenin İSG mevzuatına uyup uymadığını,
Risk değerlendirmesi yapılıp yapılmadığını,
Eğitim ve koruyucu ekipman sağlanıp sağlanmadığını,
İş kazasının oluşumunda işverenin, işçinin veya üçüncü kişilerin kusur oranlarını
tespit eder. Müfettiş raporu, rücu davasının temelini oluşturur. Rapora göre işverenin kusuru tespit edilirse, SGK rücu davası açma kararı alır.
5. Peşin Sermaye Değeri Nedir? İşverenin Ödeyeceği Tutar Nasıl Hesaplanır?
SGK rücu davasında talep edilen tutar, Kurumun iş kazası nedeniyle yaptığı ödemeler ve bağladığı gelirin ilk peşin sermaye değeri üzerinden hesaplanır.
Peşin Sermaye Değeri Tanımı ve Yasal Dayanak
5510 sayılı Kanun'un 3. maddesinde peşin sermaye değeri şöyle tanımlanmıştır:
"28) Peşin sermaye değeri: Kurumca, bu Kanunun ilgili maddelerinde belirtilen giderlerin yaş, kesilme ihtimali ve Kurumca belirlenecek iskonto oranı dikkate alınarak hesaplanan tutarı,"
İş Kazası ve Meslek Hastalığı Sigortası Bakımından İşverenin, Üçüncü Kişilerin ve Sigortalıların Sorumluluğu ile Peşin Sermaye Değerlerinin Hesaplanmasıyla İlgili İşlemler Hakkında Tebliğ, hesaplama yöntemini detaylı olarak düzenlemektedir.
Resmi Hesaplama Yöntemi
Peşin sermaye değeri hesaplamasında, SGK'nın 2012/32 sayılı Genelgesi ile TRH 2010 (Türkiye Hayat ve Hayat Annüite Tabloları) yaşam tablosuna göre güncellenen katsayılar kullanılır.
Örnek Formül:
İlk Peşin Sermaye Değeri = (Aylık Gelir × 12) × (Yaş Katsayısı ÷ 100)
Yaş katsayısı, sigortalının yaşına, cinsiyetine ve gelirin türüne (sürekli iş göremezlik geliri, ölüm geliri vb.) göre ilgili tablolardan bulunur.
Örnek Hesaplama
35 yaşında bir erkek işçi, iş kazası sonucu %60 sürekli iş göremezlik oranı ile malul kalmış ve kendisine aylık 15.000 TL gelir bağlanmıştır.
SGK katsayı tablosuna göre:
35 yaş erkek sürekli iş göremezlik geliri için katsayı: yaklaşık 1.828,45
Hesaplama:
Yıllık gelir: 15.000 TL × 12 = 180.000 TL
İlk Peşin Sermaye Değeri = 180.000 TL × (1.828,45 ÷ 100)
İlk Peşin Sermaye Değeri = 180.000 TL × 18,2845
İlk Peşin Sermaye Değeri ≈ 3.291.210 TL
İşverenin kusur oranı %75 tespit edilmişse:
İşverenin Ödeyeceği Tutar = 3.291.210 TL × 0,75 = 2.468.408 TL
SGK'nın Yaptığı Diğer Ödemeler
Peşin sermaye değerine ek olarak, SGK'nın yaptığı diğer ödemeler de rücu kapsamındadır:
Tedavi giderleri
Geçici iş göremezlik ödeneği
Cenaze masrafları (ölümlü kazalarda)
Evlenme ödeneği (hak sahipleri için)
Tüm bu kalemler toplanarak toplam rücu tutarı belirlenir.
6. Kaçınılmazlık İlkesi ve Müterafik Kusur: İşverenin Sorumluluğunu Azaltan Haller
5510 sayılı Kanun'un 21. maddesinin son cümlesi, işverenin sorumluluğunun tespitinde kaçınılmazlık ilkesinin dikkate alınacağını hükme bağlamaktadır. (İşverenin sorumluluğunun tespitinde kaçınılmazlık ilkesi dikkate alınır.) Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliği'nin 45. maddesinin 3. fıkrasında kaçınılmazlık şu şekilde tanımlanmıştır:
"(3) İşverenin sorumluluğunun tespitinde kaçınılmazlık ilkesi dikkate alınır. Kaçınılmazlık, olayın meydana geldiği tarihte geçerli bilimsel ve teknik kurallar gereğince alınacak tüm önlemlere rağmen, iş kazası veya meslek hastalığının meydana gelmesi durumudur. İşveren alınması gerekli herhangi bir önlemi almamış ise olayın kaçınılmazlığından söz edilemez."
Müterafik Kusur (İşçinin Kusurunun Bulunması)
İş kazasının oluşumunda işçinin de kusuru varsa, işverenin sorumluluğu kusur oranı ile sınırlıdır. Örneğin bilirkişi raporunda kazada %60 işveren, %40 işçi kusuru tespit edilmişse, SGK rücu tutarının %60'ını işverenden talep edebilir.
İşçinin kusuru şu durumlarda gündeme gelebilir:
Verilen İSG eğitimine rağmen kurallara uymamak
Koruyucu donanımı kullanmamak
İşverenin talimatlarına aykırı hareket etmek
Alkol veya uyuşturucu etkisi altında çalışmak
Ancak Yargıtay, işverenin gözetim borcu nedeniyle işçinin küçük ihmallerin işveren aleyhine ciddi kusur doğurabileceğini kabul etmektedir.
7. Alt İşveren ve Asıl İşveren İlişkilerinde SGK Rücu Sorumluluğu
İnşaat, madencilik ve sanayi sektörlerinde yaygın olan alt işveren uygulamalarında, iş kazası durumunda sorumluluk karmaşık bir yapı arz eder.
Müteselsil Sorumluluk İlkesi
5510 sayılı Kanun'un 12. maddesinin altıncı fıkrası, asıl işveren ile alt işverenin bu Kanunun işverene yüklediği yükümlülüklerden dolayı birlikte sorumlu olduğunu açıkça düzenlemektedir. Müteselsil sorumluluk, SGK'nın rücu tutarının tamamını:
Yalnızca asıl işverenden,
Yalnızca alt işverenden,
Her ikisinden birlikte
talep edebilmesi anlamına gelir.
Asıl İşverenin İç Rücu Hakkı
SGK'ya ödeme yapan asıl işveren, kendi kusuru oranını aşan kısmı için alt işverene iç rücu davası açabilir. Örneğin kazada %80 alt işveren, %20 asıl işveren kusuru tespit edilmişse ve asıl işveren SGK'ya toplam tutarın tamamını ödemişse, %80'lik kısmı alt işverenden geri talep edebilir.
8. Rücu Davasında Yetkili Mahkeme, Zamanaşımı ve Süreç
Yetkili Mahkeme
7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 5. maddesi gereği, iş kazalarından doğan davalar iş mahkemelerinin görev alanına girmektedir. İş mahkemesi bulunmayan yerlerde asliye hukuk mahkemesi görevlidir.
Yetkili mahkeme, SGK'nın ilgili müdürlüğünün bulunduğu yer mahkemesidir.
Zamanaşımı Süresi
5510 sayılı Kanun'un 93. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, Kurumca açılacak rücu davaları 10 yıllık zamanaşımına tabidir. Zamanaşımı süresi:
Gelir ve aylıklar için: Kurumun onay tarihinden,
Masraf ve ödemeler için: Masraf veya ödeme tarihinden
itibaren başlar.
Dava Süreci
Müfettiş Raporunun Hazırlanması: İş kazası sonrası SGK müfettişi yerinde inceleme yapar ve kusur raporunu hazırlar.
SGK Yönetim Kurulu Kararı: Müfettiş raporu değerlendirilerek rücu davası açılmasına karar verilir.
Dava Dilekçesinin Hazırlanması: SGK avukatları tarafından dava dilekçesi hazırlanır ve mahkemeye sunulur.
Bilirkişi İncelemesi: Mahkeme, kusur oranı ve peşin sermaye değeri hesaplaması için bilirkişi görevlendirir.
Karar ve İcra: Mahkeme kararı kesinleştikten sonra, işveren ödeme yapmazsa icra takibi başlatılır.
9. SGK Rücu Davasından Korunma Yolları: İşverenler İçin Önlemler
İşverenler, SGK rücu davası riskini minimize etmek için aşağıdaki önlemleri almalıdır:
A. İSG Mevzuatına Tam Uyum
Risk değerlendirmesi yapılmalı ve düzenli olarak güncellenmelidir.
İş güvenliği uzmanı ve işyeri hekimi görevlendirilmelidir.
Tüm çalışanlara işe başlamadan önce ve periyodik olarak İSG eğitimi verilmelidir.
Koruyucu donanım sağlanmalı ve kullanımı denetlenmelidir.
Acil durum planları hazırlanmalı ve tatbikatlar yapılmalıdır.
B. Belgelendirme ve Kayıt Tutma
İSG eğitim katılım listeleri imzalı olarak saklanmalıdır.
Koruyucu ekipman teslimat tutanakları düzenlenmelidir.
Risk değerlendirmesi revizyonları tarih belirtilerek arşivlenmelidir.
İş kazası tutanakları eksiksiz doldurulmalıdır.
C. Hızlı ve Doğru Bildirim
İş kazası meydana geldiğinde 3 iş günü içinde SGK'ya bildirim yapılmalıdır.
Bildirim formları eksiksiz ve doğru doldurulmalıdır.
Kaza mahallinde delil toplama ve tanık ifadeleri alınmalıdır.
D. Sigortalama
İşverenler, iş kazası riskine karşı işveren mali sorumluluk sigortası yaptırabilirler. Bu sigorta, SGK rücu tutarını ve işçinin tazminat taleplerini kısmen veya tamamen karşılayabilir.
10. Sıkça Sorulan Sorular (SSS)
SGK rücu davası nedir?
SGK'nın, iş kazası veya meslek hastalığı nedeniyle sigortalıya veya hak sahiplerine yaptığı ödemeleri, kusurlu işveren veya üçüncü kişilerden geri talep ettiği dava türüdür.
SGK rücu davası hangi kanuna göre açılır?
5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 21. ve 23. maddelerine göre açılır.
İşverenin kusuru nasıl tespit edilir?
SGK müfettişi tarafından yapılan yerinde inceleme sonucu hazırlanan raporda, işverenin İSG mevzuatına uyup uymadığı tespit edilir. Mahkemede bilirkişi raporu ile kusur oranı belirlenir.
Kaçınılmazlık nedir, işvereni kurtarır mı?
Kaçınılmazlık, işverenin tüm önlemleri almasına rağmen kazanın meydana gelmesidir. Ancak işverenin en küçük bir İSG eksikliği tespit edilirse kaçınılmazlık kabul edilmez. Yargıtay 21. Hukuk Dairesi'nin 2019/4094 E., 2019/7643 K. sayılı kararında, kaçınılmazlık durumunda kusur paylaşımı kural olarak 2/3 işveren, 1/3 kazalı olarak kabul edilmektedir.
İşçinin kusuru varsa ne olur?
İşçinin kusuru varsa müterafik kusur söz konusu olur. İşverenin sorumluluğu kendi kusur oranıyla sınırlıdır.
Asıl işveren ve alt işveren birlikte sorumlu olur mu?
Evet. 5510 sayılı Kanun'un 12. maddesinin altıncı fıkrası uyarınca müteselsil sorumluluk esası geçerlidir. SGK, toplam tutarı her ikisinden birlikte veya ayrı ayrı talep edebilir.
Peşin sermaye değeri nasıl hesaplanır?
SGK'nın 2012/32 sayılı Genelgesi ile TRH 2010 yaşam tablosuna göre güncellenen katsayılar kullanılarak hesaplanır. Formül: (Aylık Gelir × 12) × (Yaş Katsayısı ÷ 100)
SGK rücu davası zamanaşımı kaç yıldır?
10 yıldır. 5510 sayılı Kanun'un 93. maddesi uyarınca zamanaşımı süresi, gelir için onay tarihinden, ödemeler için ödeme tarihinden itibaren başlar.
İş kazası bildirilmezse ne olur?
İşveren hem idari para cezası alır hem de bildirim tarihine kadar ödenecek geçici iş göremezlik ödeneği işverenden tahsil edilir. Ayrıca rücu davasında işveren aleyhine delil teşkil eder.
SGK rücu davasında yetkili mahkeme neresidir?
İş mahkemeleridir. İş mahkemesi bulunmayan yerde asliye hukuk mahkemesi görevlidir. SGK'nın ilgili müdürlüğünün bulunduğu yer yetkili mahkemedir.
İşveren vekili de sorumlu tutulur mu?
Evet. 5510 sayılı Kanun'un 12. maddesine göre işveren adına hareket eden, işin ve işyerinin yönetiminde görev alan işveren vekilleri işveren sayılır.
Üçüncü kişiye rücu nasıl olur?
İş kazası üçüncü kişinin kusuru nedeniyle meydana gelmişse, ilk peşin sermaye değerinin yarısı üçüncü kişiye rücu edilir.
İşveren SGK rücu tutarını ödeyemezse ne olur?
Mahkeme kararı kesinleştikten sonra icra takibi başlatılır. İşverenin malvarlığına haciz konulabilir.
Sigortasız çalışan işçi iş kazası geçirirse ne olur?
SGK işçiye tüm hakları öder, ancak 5510 sayılı Kanun'un 23. maddesi uyarınca tüm ödemeleri kusur oranı aranmaksızın işverene rücu eder.
İşveren iş kazasını gizlerse ceza alır mı?
Evet. Hem 6331 sayılı Kanun'dan idari para cezası alır hem de 5510 sayılı Kanun'dan rücu sorumluluğu doğar.
İşçi tazminat davası açarsa SGK rücu davası açamaz mı?
Hayır. İşçinin tazminat davası ile SGK'nın rücu davası bağımsızdır. Her iki dava da ayrı ayrı açılabilir.
Ölümlü iş kazasında rücu tutarı ne kadar olur?
Hak sahiplerine bağlanan ölüm gelirinin ilk peşin sermaye değeri ve yapılan tüm ödemeler toplamı kadar olur. Bu tutar genellikle milyonlarca liraya ulaşır.
Alt işveren SGK'ya ödeme yaptıysa asıl işverene rücu edebilir mi?
Evet. İç rücu hakkı kapsamında, kendi kusur oranını aşan kısmı asıl işverenden talep edebilir.
İşveren mali sorumluluk sigortası rücu davası riskini karşılar mı?
Kısmen karşılayabilir. Sigorta poliçesinde belirtilen limit kadar tazminat öder. Ancak limitin üzerindeki tutar işverenden talep edilir.
SGK rücu davasında avukat tutmak zorunlu mu?
Zorunlu değildir, ancak davanın teknik ve hukuki karmaşıklığı nedeniyle uzman avukat desteği alınması kritik önem taşır.
Proaktif İSG Yönetimi ve Hukuki Danışmanlığın Önemi
SGK rücu davası, işverenlerin karşılaşabileceği en ağır mali yükümlülüklerden biridir. Özellikle ağır yaralanmalı veya ölümlü iş kazalarında, işverenin SGK'ya ödeyeceği tutar milyonlarca liraya ulaşabilmekte; bu da işletmenin mali sürdürülebilirliğini doğrudan tehdit edebilmektedir.
İşverenler için en güvenli yol, İSG mevzuatına tam uyum sağlamak ve tüm yükümlülükleri eksiksiz yerine getirmektir. Risk değerlendirmesi, eğitim, koruyucu ekipman sağlama ve bildirim yükümlülüklerinin tam olarak yerine getirilmesi, hem iş kazalarını önler hem de olası rücu davası riskini minimize eder.
YILMAZ & TATLİ Hukuk ve Danışmanlık Bürosu olarak; SGK rücu davalarında işveren ve işçi tarafında savunma, kusur oranı itirazı, bilirkişi raporlarının değerlendirilmesi, asıl işveren-alt işveren ilişkilerinde sorumluluk tespiti ve İSG uyum denetimleri konularında hukuki destek, danışmanlık ve temsil hizmetleri yürütmektedir.
İletişim:Helis More Residence, Yalı Mah. Kadir Sk. No:14 Kartal/İstanbul
E-posta: yilmaztatlihukuk@gmail.com
ÖNEMLİ UYARI: Bu rehberde yer alan bilgiler, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ve ilgili yönetmelikler dikkate alınarak genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Her işyerinin tehlike sınıfı, çalışan sayısı ve faaliyet konusu farklılık gösterdiğinden, somut uygulamalar öncesinde uzman bir iş hukuku avukatına danışılması kritik önem taşır. YILMAZ & TATLİ Hukuk, bu metindeki genel bilgiler ışığında profesyonel hukuki destek alınmadan gerçekleştirilen işlemlerin sonuçlarından sorumlu tutulamaz.

%20(1).png)



Yorumlar