WhatsApp’tan ulaşın
top of page

12. Yargı Paketi Resmî Gazete'de Yayımlandı: Maddeler ve Değişiklikler Neler ?

  • Yazarın fotoğrafı: Avukat Ramazan Yılmaz
    Avukat Ramazan Yılmaz
  • 2 gün önce
  • 28 dakikada okunur

Kamuoyunda "12. Yargı Paketi" olarak anılan 7589 sayılı Yargının Etkin ve Verimli İşlemesine Yönelik Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun, 31 Temmuz 2026 tarihli ve 33326 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. 


Kanun, TBMM Genel Kurulunda 16/7/2026 tarihinde kabul edilmiş olup icra ve iflas hukuku, noterlik işlemleri, idari yargı, hâkimler ve savcılar mesleğine giriş sistemi, kanuni faiz, Türk Medeni Kanunu, Türk Ceza Kanunu, Ceza Muhakemesi Kanunu, Türk Borçlar Kanunu ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu olmak üzere dokuz farklı temel kanunda değişiklik öngörmektedir. Bu yazıda, 7589 sayılı Kanunun tüm maddeleri; madde metinleri, yürürlük tarihleri ve geçiş hükümleriyle birlikte sistematik olarak ele alınmıştır.


1) 12. Yargı Paketi Nedir? Genel Bilgiler

7589 sayılı Kanun (12. yargı paketi), yargı sisteminin işleyişini hızlandırmayı ve dosya yükünü azaltmayı amaçlayan, farklı hukuk dallarına dağılmış çok sayıda hüküm içeren bir "torba kanun" niteliğindedir. Türkiye'de son yıllarda benzer şekilde art arda çıkarılan yargı reformu paketleri kamuoyunda sıra numarasıyla anılmakta olup, bu düzenleme de "12. Yargı Paketi" olarak adlandırılmaktadır.

Temel bilgiler:

  • Kanun No: 7589

  • Resmî Gazete Tarihi: 31 Temmuz 2026, Cuma

  • Resmî Gazete Sayısı: 33326

  • Kabul Tarihi (TBMM): 16/7/2026

  • Madde Sayısı: 27 madde + 1 geçici madde


Kanunla değişiklik yapılan başlıca mevzuat şunlardır:

  1. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu

  2. 1512 sayılı Noterlik Kanunu

  3. 2575 sayılı Danıştay Kanunu

  4. 2576 sayılı Bölge İdare Mahkemeleri, İdare Mahkemeleri ve Vergi Mahkemelerinin Kuruluşu ve Görevleri Hakkında Kanun

  5. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu (İYUK)

  6. 2659 sayılı Adli Tıp Kurumu Kanunu

  7. 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu

  8. 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun

  9. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu

  10. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu

  11. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu

  12. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu

  13. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu


Aşağıda her bir değişiklik, ilgili kanun bazında ayrıntılı biçimde açıklanmıştır.


2) İcra ve İflas Kanunu'nda Yapılan Değişiklikler (Madde 1) 12. Yargı Paketi


Mirasçılar Arası Ortaklığın Giderilmesi Satışlarında Yeni Usul

7589 sayılı Kanunun 1. maddesi, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 114 üncü maddesinin ikinci fıkrasına yeni cümleler eklemiştir. Kanun metnine göre:

"Tüm maliklerin miras yoluyla edindikleri ve mirasçılar dışında üçüncü kişilerin mülkiyet hakkının bulunmadığı taşınmazlar bakımından ortaklığın satış suretiyle giderilmesine karar verilmesi hâlinde yapılacak açık artırmalarda birinci artırma sadece malik olan mirasçılar arasında yapılır. Sadece malik olan mirasçılar arasında yapılacak bu artırma usulü bir defaya mahsus olmak üzere uygulanır."

Bu düzenlemenin pratik sonucu şudur: Bir taşınmazın tüm hissedarları miras yoluyla malik olmuşsa ve üçüncü bir kişinin (mirasçı olmayan bir alıcının) mülkiyet hakkı yoksa, ortaklığın satış suretiyle giderilmesi (izale-i şüyu) davasında yapılacak ilk açık artırmaya yalnızca mirasçı ortaklar katılabilecektir. Bu, mirasçılar arasındaki taşınmazların üçüncü kişilere düşük bedelle kaptırılmasının önüne geçmeyi amaçlayan bir düzenlemedir.


2.1.) Elektronik Satış Portalında Teminat ve Muhammen Kıymet Oranları


Aynı maddeyle İcra ve İflas Kanununun 114. maddesinin yedinci fıkrasının 6, 8 ve 9 numaralı bentleri de değiştirilmiştir:


Teminat muafiyeti (bent 6): Satış talep eden ve artırmaya katılmak isteyen alacaklı, artırma süresinin bitiminden önceki iş günü mesai bitimine kadar icra dairesine müracaat ederse, alacağının teminatı karşıladığı miktar kadar kendisinden teminat alınmayacaktır. Hazine ise açık artırmalarda teminat göstermekten muaftır.


Muhammen kıymet oranları (bent 8): Elektronik satış portalındaki tekliflerin, malın muhammen kıymetinin birinci artırmada yüzde ellisini, mirasçılar arası özel usulde yapılan birinci artırmada ise muhammen kıymetin tamamını (yüzde yüzünü), ikinci artırmada yine yüzde ellisini geçmesi gerekmektedir.


İhale bedelinin yatırılmaması hâlinde yaptırımlar (bent 9): İhaleyi kazanan alıcı, süresi içinde ihale bedelini yatırmazsa:

  • Alınan teminat iade edilmeyecek, önce satış masraflarından mahsup edilecek, kalan tutar hak sahiplerine alacaklarına mahsuben ödenecektir.

  • Alıcı aynı zamanda satış isteyen alacaklıysa, muhammen bedelin yüzde onu kendi alacağından mahsup edilecektir.

  • Ortaklığın giderilmesi satışlarında paydaş olan alıcı teminatını yatırmazsa, teminat diğer paydaşlara payları oranında ödenecektir.

  • İhale bedelini yatırmayan alıcıya, teklif ettiği bedelin yüzde beşi oranında idari para cezası verilecek ve bu ceza 6183 sayılı Kanun hükümlerine göre tahsil edilecektir.

Bu değişiklikler, icra satışlarında ciddiyetsiz veya kötüniyetli tekliflerin caydırılmasını hedeflemektedir.


3) Noterlik Kanunu'nda Değişiklik: Elektronik Evrak Gönderimi (Madde 2) 12. Yargı Paketi


1512 sayılı Noterlik Kanununun 55. maddesi yeniden düzenlenmiştir. Yeni düzenlemeye göre, mahkeme, sulh ceza hâkimliği, Cumhuriyet başsavcılığı veya soruşturmaya yetkili resmî daireler tarafından noterlik evrakının onaylı örneği istendiğinde, noter artık bu örneği elektronik ortamda tarayıp güvenli elektronik imzayla imzalayarak ilgili mercie elektronik ortamda gönderebilecektir. Elektronik gönderim imkânı bulunmayan hâllerde ise fiziki onaylı örnek gönderilmeye devam edilecektir. Bu işlemler için yevmiye numarası verilmeyecek ve posta/yol masrafı dışında harç veya ücret alınmayacaktır.


Bu düzenleme, adli makamlar ile noterlikler arasındaki evrak trafiğini dijitalleştirerek süreçleri hızlandırmayı amaçlamaktadır.


4) Danıştay Kanunu: Geçici 27. Madde Değişikliği (Madde 3) 12. Yargı Paketi


2575 sayılı Danıştay Kanununun geçici 27. maddesinde yer alan "on yıl" ibaresi "on dört yıl" olarak değiştirilmiştir. Bu değişiklik, kanunun 26. maddesi uyarınca 23/7/2026 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere yayım tarihinde yürürlüğe girmiştir; yani geriye dönük olarak uygulanacaktır. Ayrıca maddenin onyedinci fıkrasına, ilgili fıkra hükümlerinin 23/7/2030 tarihine kadar uygulanmayacağını öngören bir cümle eklenmiştir.


5) İdari Yargıda Görev Alanı ve Parasal Sınırların Genişletilmesi (Madde 4, 5, 6) 12. Yargı Paketi


5.1.) Tek Hâkimle Görülecek Dava Sınırı Yükseltildi

2576 sayılı Kanunun 7. maddesinde yapılan değişiklikle, idare mahkemesi hâkimlerinden biri tarafından (tek hâkimle) çözümlenecek dava türleri genişletilmiş ve parasal sınır "yirmibeşbin" Türk Lirasından "dört yüz seksen altı bin" Türk Lirasına yükseltilmiştir. Bu sınırın altındaki iptal davaları ve tam yargı davaları artık tek hâkim tarafından karara bağlanabilecektir. Ayrıca öğrencilerin disiplin işlemleri (uzaklaştırma/ilişik kesme hariç), kamu görevlilerinin geçici görevlendirme, yolluk, lojman, izin işlemleri ile uyarma cezaları da tek hâkim kapsamına dahil edilmiştir.


Bu değişiklik, Geçici Madde 1'in 2. fıkrası uyarınca yalnızca bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten sonra açılan davalar bakımından uygulanacaktır; hâlihazırda görülmekte olan davaları etkilemeyecektir.


5.2.) İstinaf İncelemesinde Usul Değişiklikleri

2577 sayılı İYUK'un 45. maddesinin 3. ve 5. fıkraları değiştirilerek, bölge idare mahkemesinin istinaf incelemesi sonucunda hangi hâllerde kararın kaldırılıp dosyanın ilk derece mahkemesine gönderileceği (görevsizlik, usule aykırı hasım, eksik hüküm, keşif/bilirkişi eksikliği, duruşma eksikliği gibi sınırlı sebepler) daha net biçimde sayılmıştır. Bu sebepler dışında kararın kaldırılıp dosyanın geri gönderilmesine karar verilemeyecektir.


5.3.) Temyiz Yolunun Sınırlandırılması

2577 sayılı Kanunun 46. maddesine eklenen yeni fıkrayla, bölge idare mahkemesinin istinaf incelemesinde ilk derece mahkemesi kararını kaldırması üzerine yeniden verdiği kararlara karşı kural olarak 30 gün içinde Danıştayda temyiz yoluna gidilebilecek, ancak tek hâkimle görülen davalar, belirli özel kanunlara dayanan davalar, düşük meblağlı uyuşmazlıklar ile yalnızca vekâlet ücreti ve yargılama giderine ilişkin kararlar bakımından temyiz yolu kapatılmıştır. Bu değişiklik de yalnızca yürürlük tarihinden sonra bölge idare mahkemelerince verilecek kararlara uygulanacaktır (Geçici Madde 1/3).


6) Adli Tıp Kurumu İhtisas Kurulu: Görev Süresi Sınırlandırıldı (Madde 7) 12. Yargı Paketi

2659 sayılı Kanunun mülga 26. maddesi yeniden düzenlenerek, adli tıp ihtisas kurulu başkan ve üyeliğine atanabilmek için en az tıpta veya diş hekimliğinde uzmanlık belgesi ya da alanında doktora derecesi şartı getirilmiştir. Adli tıp ihtisas kurulu başkan ve üyeleri ile adli tıp grup başkanları ve ihtisas dairesi başkanlarının görev süresi 4 yıl ile sınırlandırılmıştır. Geçiş hükmüne göre, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte dört yıl veya daha fazla süredir görevde bulunanların görevi sona erecek, dört yıldan az süredir görevde olanlar kalan süreyi tamamlayacaktır.


7) Hâkimler ve Savcılar Kanunu: Yardımcılık Eğitim ve Sınav Sistemi (Madde 8-9) 12. Yargı Paketi

2802 sayılı Kanunun 10. maddesine eklenen fıkralarla, adli yargı hâkim ve savcı yardımcıları ile idari yargı hâkim yardımcılarının alacağı eğitim konuları (anayasa ve insan hakları hukuku, ceza hukuku, özel hukuk, idare hukuku, vergi hukuku, usul hukuku, duruşma yönetimi, karar yazımı vb.) ile yazılı ve sözlü sınav usulü ayrıntılı biçimde yeniden düzenlenmiştir. Sözlü sınavda adayın mevzuat/içtihat bilgisi, mesleki yeterliliği, temsil kabiliyeti ve Türkçeyi etkin kullanma becerisi her biri 25 puan üzerinden değerlendirilecektir.


Ayrıca 2802 sayılı Kanunun 63. maddesine eklenen bentle, hukuki bilgiyle çözümlenmesi mümkün olan konularda bilirkişiye başvurmak disiplin soruşturması gerektiren hâller arasına eklenmiştir. Bu düzenleme, güncel haber kaynaklarına göre, gereksiz yere bilirkişiye başvuran hâkim ve Cumhuriyet savcılarına yönelik uyarma cezası verilebilmesinin önünü açan bir düzenleme olarak yorumlanmaktadır; ancak bu yorumun somut olaylara uygulanışı disiplin mercilerinin ve yargı kararlarının gelişimiyle netleşecektir.


8) Kanuni Faiz Oranı Yeniden Belirlendi (Madde 10) 12. Yargı Paketi

3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanunun 1. maddesi tamamen değiştirilmiştir. Yeni düzenlemeye göre, Türk Borçlar Kanunu ve Türk Ticaret Kanunu uyarınca faiz ödenmesi gereken ve miktarı sözleşmeyle belirlenmemiş hâllerde faiz, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının önceki yılın 31 Aralık günü kısa vadeli kredi işlemlerinde uyguladığı reeskont oranının yüzde sekseni üzerinden hesaplanacaktır. Reeskont oranının yılın ikinci yarısında (30 Haziran'da) önceki 31 Aralık oranından 5 puan veya daha fazla farklılaşması hâlinde, ikinci yarı için 30 Haziran'daki oranın yüzde sekseni geçerli olacaktır.


Bu değişiklik, önceki sabit yüzde 24'lük kanuni faiz oranını kaldırarak, oranı Merkez Bankası reeskont oranına endeksli, değişken bir sisteme bağlamaktadır. Basında yer alan haberlere göre bu değişiklik Anayasa Mahkemesi'nin konuya ilişkin iptal kararı doğrultusunda yapılmış olup, 2026 yılı için uygulanacak oranın yaklaşık yüzde 31 olacağı ifade edilmektedir, çünkü kanuni faiz oranı Merkez Bankası'nın belirlediği reeskont oranının yüzde 80'i olarak yeniden belirlenmiş ve 2026 yılı için uygulanacak oranın yüzde 31 olacağı bildirilmiştir. Bu rakamın kesinliği, TCMB'nin ilgili yıl sonu reeskont oranı açıklamalarından ayrıca teyit edilmelidir; okuyucuların güncel oranı uygulama tarihi itibarıyla TCMB duyurularından doğrulaması önerilir.


9) Türk Medeni Kanunu: Elektronik Satış Portalı (Madde 11-12) 12. Yargı Paketi

TMK'nın 440. ve 444. maddelerinde yapılan değişikliklerle, vesayet altındaki kişilere ait mal varlığının satışının "Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemine entegre elektronik satış portalında" açık artırmayla yapılması ve ihalenin vesayet makamının onamasıyla tamamlanması öngörülmüştür. Onama kararının ihale gününden itibaren on gün içinde verilmesi gerekmektedir.


Bu iki madde, kanunun 26. maddesi uyarınca yayım tarihinden itibaren üç ay sonra yürürlüğe girecektir; yani 31 Ekim 2026 civarında uygulanmaya başlayacaktır. Geçici Madde 1/5 uyarınca, değişikliklerin yürürlüğe girmesinden önce ilanı yapılmış açık artırmalar eski hükümlere tabi kalmaya devam edecektir.


10) Türk Ceza Kanunu: Dolandırıcılığa İştirak ve "IBAN Kiralama" (Madde 13) 12. Yargı Paketi

TCK'nın 158. maddesine eklenen 4. fıkra ile, nitelikli dolandırıcılık suçlarına (TCK m.157 ve 158) iştirakin, yalnızca kendisine veya başkasına ait banka/kredi kartı ya da hesap kullanımını sağlayan bilgi ve araçları başkasına vermek fiiliyle sınırlı olması hâlinde, verilecek cezanın yarı oranında indirileceği düzenlenmiştir.


“(4) Bu madde ile 157 nci maddede yer alan suçlara iştirakin, kendisine veya başkasına haksız bir menfaat sağlamak amacıyla kendisine veya başkasına ait banka veya kredi kartı gibi ödeme araçlarını ya da banka, aracı kurum, ödeme hizmeti sağlayıcıları veya kripto varlık hizmet sağlayıcıları nezdinde bulunan hesabın kullanılmasını sağlayan zorunlu bilgileri veya araçları başkasına vermek fiiliyle sınırlı olması halinde verilecek ceza yarı oranında indirilir.”

Bu düzenleme kamuoyunda "IBAN affı" olarak anılsa da, bu bir af veya genel bir ceza muafiyeti değildir. Güncel hukuk kaynaklarına göre, düzenleme yalnızca hesap veya ödeme aracı bilgilerini vermekle sınırlı katılım gösteren failler için cezada indirim öngörmekte olup, her hesap sahibinin otomatik olarak beraat edeceği veya cezasının düşeceği anlamına gelmemektedir. TCK m.158'e eklenen yeni fıkra, dolandırıcılık suçuna iştiraki yalnızca hesap veya ödeme aracı bilgilerini vermekle sınırlı olan kişiler bakımından yarı oranında ceza indirimi öngörmekte olup, bu hükmün her hesap sahibinin cezasının otomatik olarak düşeceği veya beraat edeceği anlamına gelmediği belirtilmektedir.


Geçiş hükümlerine göre (Geçici Madde 1/6-7), bu değişiklikten önce hüküm giymiş olup dosyası kanun yolu incelemesinde bulunan sanıkların dosyaları bozularak ilk derece mahkemelerine gönderilecek; infaz aşamasındaki hükümlüler ise mağdurun zararını altı ay içinde tamamen gidermeleri hâlinde etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanabilecektir.


11) Ceza Muhakemesi Kanunu'nda Yapılan Değişiklikler 12. Yargı Paketi


11.1) Genetik/Biyolojik İnceleme Sonuçlarının Saklanması ve İmhası (Madde 14)

CMK'nın 80. maddesinde yapılan değişiklikle, inceleme sonuçlarının kimlik bilgilerinden arındırılmış şekilde özel bir sisteme kaydedileceği; kovuşturmaya yer olmadığı kararının kesinleşmesi, itiraz reddi, beraat veya ceza verilmesine yer olmadığı kararının kesinleşmesi hâllerinde bu verilerin derhâl, diğer hâllerde ise mahkeme kararının kesinleşmesinden itibaren 20 yıl geçmesiyle Cumhuriyet savcısı huzurunda imha edileceği düzenlenmiştir. Kişi, haklı bir nedenle bu sürede verilerinin silinmesini talep edebilecektir.


11.2.) Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB) Yeniden Düzenlendi (Madde 15)

CMK'nın 231. maddesinin 5-14. fıkraları kapsamlı biçimde değiştirilmiştir. Yeni düzenlemeye göre HAGB şartları büyük ölçüde korunmuş, ancak denetim süresi içindeki yükümlülükler ve mahkemenin hükmü açıklarken uygulayabileceği tedbirler (cezanın bir kısmının infaz edilmemesi, erteleme, seçenek yaptırıma çevirme) daha ayrıntılı hâle getirilmiştir. Önemli bir istisna eklenmiştir: işkence ve eziyet suçları ile kamu görevlisinin görevi sebebiyle işlediği, Anayasanın 17. maddesi kapsamında kötü muamele sayılabilecek suçlarda artık HAGB uygulanmayacaktır.


11.3.) Kaçak Sanık (Madde 16)

CMK'nın 247. maddesinin 3. fıkrası değiştirilerek, kaçak sanık hakkında kovuşturma yapılabileceği, ancak daha önce sorgusu yapılmamışsa mahkûmiyet veya ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilemeyeceği; güvenlik tedbirine karar verilmesi hâlinde kaçak sanığın yargılamanın yenilenmesini talep edebileceği hükme bağlanmıştır.


11.4.) Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının İtirazı (Madde 17)

CMK'nın 308. maddesi değiştirilerek, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının, Yargıtay ceza dairelerinin kararlarına karşı dosyanın kendisine tesliminden itibaren üç ay içinde Ceza Genel Kuruluna itiraz edebileceği; sanık lehine itirazlarda ise süre sınırı aranmayacağı düzenlenmiştir.


12) Türk Borçlar Kanunu: Destekten Yoksun Kalma Tazminatında Faiz (Madde 18) 12. Yargı Paketi

TBK'nın 55. maddesine eklenen fıkralarla, çalışma gücünün azalması/yitirilmesi veya destekten yoksun kalma nedeniyle uğranılan zararlarda, kazancın bilindiği döneme ilişkin tazminat tutarına haksız fiil/zarar tarihinden, kazancın bilinemediği döneme ilişkin tutara ise karar tarihinden itibaren kanuni faiz işletileceği düzenlenmiştir. Ayrıca tahkikat başlayıncaya kadar ifa amacıyla yapılan ödemelerin, ödeme tarihine göre belirlenecek tazminat tutarından oransal olarak mahsup edileceği hükme bağlanmıştır. Bu değişiklik yalnızca yürürlük tarihinden sonra meydana gelen haksız fiil ve zarar olaylarına uygulanacaktır (Geçici Madde 1/9).


13) Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nda Yapılan Değişiklikler 12. Yargı Paketi


13.1.) Belirsiz Alacak Davası Kaldırıldı (Madde 19) 12. Yargı Paketi

HMK'nın belirsiz alacak ve tespit davasını düzenleyen 107. maddesi yürürlükten kaldırılmıştır. Bu, uygulamada en çok tartışılacak değişikliklerden biridir. Geçici Madde 1/10 uyarınca, yürürlükten kaldırılma tarihinden önce açılmış davalar bakımından eski m.107 uygulanmaya devam edecektir. Bu tarihten sonra açılacak yeni davalarda ise talebin niteliğine göre kısmi dava veya diğer dava türleri değerlendirilmesi gerekecektir. Bu değişikliğin zamanaşımı, harç ve talep artırımı bakımından doğuracağı sonuçlar, dava açılış tarihine göre ayrı ayrı incelenmelidir.


13.2.) Dava Değerinin Artırılması (Madde 20) 12. Yargı Paketi

HMK'nın 109. maddesine eklenen fıkrayla, alacağın yalnızca bir kısmının dava edildiği hâllerde, talep konusunun aynı davada bir defaya mahsus olmak üzere, iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın, tahkikatın sonuna kadar artırılabileceği ve bu artırılan kısım için de zamanaşımının dava tarihinden itibaren kesilmiş sayılacağı düzenlenmiştir.


13.3.) Duruşmalar Arası Süre Sınırı (Madde 21) 12. Yargı Paketi

HMK'nın 147. maddesine eklenen fıkrayla, duruşmalar arasındaki sürenin üç aydan uzun olamayacağı; ancak bilirkişi incelemesinin uzaması veya istinabe yoluyla tahkikat gibi zorunlu hâllerde hâkimin gerekçe göstererek daha uzun süre belirleyebileceği hükme bağlanmıştır. Bu düzenleme, yargılamaların gereksiz uzamasını önlemeyi amaçlamaktadır.


13.4.) Uzaktan (Elektronik) Duruşmaya Katılım (Madde 22) 12. Yargı Paketi

HMK'nın 149. maddesine eklenen fıkrayla, ses ve görüntü nakli yoluyla duruşmaya katılanlar bakımından, ikrar, yemin edası, davadan feragat, davayı kabul, sulh gibi belirli işlemler hariç olmak üzere, elle atılan imzaya ilişkin hükümlerin uygulanmayacağı öngörülmüştür. Bu madde, kanunun 26. maddesi uyarınca yayım tarihinden üç ay sonra yürürlüğe girecektir.


13.5.) Davaların Birleştirilmesi ve Ayrılması (Madde 23-24) 12. Yargı Paketi

HMK'nın 166. ve 168. maddelerinde yapılan değişikliklerle, birleştirme kararlarına karşı kanun yolu (istinaf/temyiz) usulü netleştirilmiş; birleştirme veya ayırmaya ilişkin hususların tek başına bozma veya esastan inceleme sebebi oluşturmayacağı vurgulanmıştır.


13.6.) İstinaftan Sonra Temyiz Sınırı (Madde 25) 12. Yargı Paketi

HMK'nın 362. maddesine eklenen fıkrayla, bölge adliye mahkemesinin istinaf başvurusunu kabul ederek yeniden esas hakkında verdiği kararın, parasal sınırın üzerinde olması hâlinde temyiz edilebileceği; düşük meblağlı farklar ile yalnızca yargılama gideri/vekâlet ücretine ilişkin kararlarda ise temyiz yolunun kapalı olduğu düzenlenmiştir.


14) 12. Yargı PaketiYürürlük Tarihleri: Hangi Madde Ne Zaman Uygulanacak?

7589 sayılı Kanunun 26. maddesine göre yürürlük tarihleri şu şekilde kademelendirilmiştir:

Madde(ler)

Yürürlük Tarihi

Madde 3 (Danıştay Kanunu geçici 27)

23/7/2026'dan itibaren geçerli olmak üzere yayım tarihinde

Madde 11, 12 (TMK – elektronik satış portalı)

Yayımdan 3 ay sonra

Madde 22 (HMK – uzaktan duruşma)

Yayımdan 3 ay sonra

Diğer tüm maddeler

31 Temmuz 2026 (yayım tarihi)

Bu kademelendirme özellikle icra dosyaları, idari dava açma stratejileri ve HMK m.107'nin kaldırılmasından etkilenen davalar bakımından kritik önem taşımaktadır. Hangi hükmün hangi tarihten itibaren uygulanacağının doğru tespiti, süre kaçırma ve usul hatası risklerinin önüne geçmek açısından esastır.


15) 12. Yargı PaketiGeçiş Hükümleri: Kanun Öncesi Başlamış İşlemler Ne Olacak?

Geçici Madde 1'de yer alan geçiş hükümleri özetle şöyledir:

  • İİK m.114 değişiklikleri, değişiklik öncesinde ilanı yapılmış açık artırmalara uygulanmayacak, eski hükümler geçerliliğini koruyacaktır.

  • 2576 sayılı Kanun m.7 değişikliği, yalnızca yürürlükten sonra açılan davalara uygulanacaktır.

  • İYUK m.46 değişikliği, yalnızca yürürlükten sonra bölge idare mahkemelerince verilen kararlara uygulanacaktır.

  • Adli Tıp Kurumu ihtisas kurulu görev süresi sınırlaması, hâlihazırda görevde bulunanlar bakımından kademeli olarak uygulanacaktır.

  • TMK m.440/444 değişiklikleri, değişiklik öncesi ilanı yapılmış açık artırmalara uygulanmayacaktır.

  • TCK m.158/4 (IBAN kiralama indirimi), hem kanun yolu aşamasındaki hem de infaz aşamasındaki dosyalar bakımından belirli koşullarla geriye dönük uygulanabilecektir.

  • CMK m.308 değişikliği, yalnızca yürürlükten sonra Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına teslim edilen dosyalara uygulanacaktır.

  • TBK m.55 değişikliği, yalnızca yürürlükten sonra meydana gelen haksız fiil/zarar olaylarına uygulanacaktır.

  • HMK'nın kaldırılan m.107'si, kaldırılmadan önce açılmış davalarda uygulanmaya devam edecektir.


16) 12. Yargı Paketi Değişiklikler Kimleri Etkiler? Pratik Değerlendirme

Miras hukuku ve icra takibi ile uğraşan kişiler için: Mirasçılar arası ortaklığın giderilmesi davalarında ilk artırmaya yalnızca mirasçıların katılabilmesi, taşınmazın aile içinde kalmasını kolaylaştırabilecek; ancak bu usulün "bir defaya mahsus" olması nedeniyle stratejik zamanlama önem kazanacaktır.


İdari dava açacak kişiler ve kamu görevlileri için: Tek hâkimle görülecek dava sınırının büyük ölçüde yükseltilmesi, çok sayıda idari davanın (486.000 TL'ye kadar) tek hâkim önünde, muhtemelen daha hızlı sonuçlanmasını sağlayabilecektir. Bu durum, dosyaların istinaf/temyiz denetimine tabi olma ihtimalini de etkileyebilir.


Alacaklı ve borçlu taraflar için: Kanuni faiz oranının sabit yüzde 24'ten, TCMB reeskont oranına endeksli değişken bir sisteme geçmesi, özellikle uzun süreli alacak-borç ilişkilerinde ve tazminat hesaplamalarında faiz tutarlarını önemli ölçüde etkileyecektir.


Belirsiz alacak davası açmayı planlayanlar için: HMK m.107'nin kaldırılması, dava türü seçiminde köklü bir değişikliktir. Bu tarihten sonra açılacak davalarda kısmi dava veya eda davası seçeneklerinin değerlendirilmesi, zamanaşımı ve harç hesapları bakımından dikkatle planlanmalıdır.


Ceza yargılaması tarafları için: HAGB müessesesinin işkence/kötü muamele suçlarında uygulanamayacak olması ve IBAN kiralama fiiline sınırlı ceza indirimi getirilmesi, savunma stratejilerinin gözden geçirilmesini gerektirebilir.


17) 12. Yargı Paketi Sık Sorulan Sorular (SSS)

12. Yargı Paketi ne zaman yürürlüğe girdi?7589 sayılı Kanunun büyük bölümü, Resmî Gazete'de yayımlandığı 31 Temmuz 2026 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Ancak Danıştay Kanunu'ndaki değişiklik 23 Temmuz 2026'dan itibaren geçerli sayılmış; Türk Medeni Kanunu'nun elektronik satış portalına ilişkin maddeleri ile HMK'nın uzaktan duruşmaya ilişkin maddesi ise yayımdan 3 ay sonra yürürlüğe girecektir.


12. Yargı Paketinde genel af var mı?Hayır. Kanunda genel af veya tüm hükümlüleri kapsayan genel bir infaz indirimi bulunmamaktadır. TCK m.158'e eklenen ve "IBAN affı" olarak anılan düzenleme de bir af değildir; yalnızca belirli, sınırlı bir iştirak biçimi için cezada indirim öngörmektedir.


Belirsiz alacak davası tamamen ortadan kalktı mı? Açılmış davalarım ne olacak?HMK m.107 yürürlükten kalkmıştır, ancak bu değişiklikten önce açılmış davalarda eski hüküm uygulanmaya devam edecektir. Bu tarihten sonra açılacak yeni davalarda ise talebin niteliğine göre farklı dava türleri (örneğin kısmi dava) değerlendirilmelidir.


Kanuni faiz oranı ne kadar oldu?Kanuni faiz oranı artık sabit bir yüzde değil, TCMB'nin önceki yılın 31 Aralık günü uyguladığı kısa vadeli reeskont oranının yüzde 80'i olarak hesaplanacaktır. Güncel oranın uygulanacağı tarih itibarıyla TCMB'nin ilan ettiği reeskont oranından teyit edilmesi önerilir.


Tek hâkimle görülecek idari dava sınırı ne kadar oldu?Tek hâkimle görülecek iptal ve tam yargı davalarının parasal sınırı 25.000 TL'den 486.000 TL'ye yükseltilmiştir. Bu değişiklik yalnızca yürürlük tarihinden sonra açılan davalara uygulanacaktır.


IBAN kiralama suçunda ceza indirimi kimi kapsıyor?Yalnızca, nitelikli dolandırıcılık suçuna iştirakin, kendisine veya başkasına ait banka/kredi kartı ya da hesap bilgilerini/araçlarını vermekle sınırlı olduğu kişileri kapsamaktadır. Dolandırıcılığın diğer unsurlarına aktif katılım gösterenler bu indirimden yararlanamayacaktır.


Değişiklikler geçmişe dönük mü uygulanacak?Genel kural olarak hayır; kanun geçiş hükümleriyle çoğu değişikliğin yalnızca yürürlük tarihinden sonraki işlem, dava veya olaylara uygulanacağını açıkça düzenlemiştir. Danıştay Kanunu'ndaki değişiklik ise istisnai olarak geriye dönük (23/7/2026'dan itibaren) uygulanacaktır.


18) 12. Yargı Paketi Sonuç

7589 sayılı 12. Yargı Paketi, icra hukukundan idari yargıya, ceza muhakemesinden hukuk usulüne kadar geniş bir yelpazede değişiklik getirmektedir. Değişikliklerin çoğu 31 Temmuz 2026'da yürürlüğe girmiş olup, bazı hükümler için 3 aylık erteleme veya geriye dönük uygulama gibi istisnai düzenlemeler öngörülmüştür. Her bir hükmün somut bir dosyaya etkisi, açılış/olay tarihine, geçiş hükümlerine ve ilgili madde gerekçelerine göre ayrı ayrı değerlendirilmelidir.


Önemli Not: Bu yazı, 7589 sayılı Kanunun Resmî Gazete'de yayımlanan metni esas alınarak hazırlanmış genel bilgilendirme içeriğidir; somut bir dosya incelemesi, güncel içtihat taraması ve müvekkil beyanı yerine geçmez. Kanuni faiz oranı gibi dönemsel olarak güncellenen veriler mutlaka TCMB duyurularından teyit edilmelidir. Madde metinleri ve yürürlük tarihleri Resmî Gazete (resmigazete.gov.tr) ve mevzuat.gov.tr üzerinden ayrıca doğrulanmalı, somut hukuki durumunuz için bir avukata danışmanız önerilir.
12. Yargı Paketi Resmî Gazete'de Yayımlandı Maddeler ve Değişiklikler Neler
12. Yargı Paketi Resmî Gazete'de Yayımlandı Maddeler ve Değişiklikler Neler

19) 31 Temmuz 2026 CUMA Resmî Gazete Sayı : 33326 Tam Metni


YARGININ ETKİN VE VERİMLİ İŞLEMESİNE YÖNELİK BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN

Kanun No. 7589

Kabul Tarihi: 16/7/2026

MADDE 1- 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflâs Kanununun 114 üncü maddesinin ikinci fıkrasına aşağıdaki cümleler eklenmiş ve yedinci fıkrasının (6), (8) ve (9) numaralı bentleri aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“Tüm maliklerin miras yoluyla edindikleri ve mirasçılar dışında üçüncü kişilerin mülkiyet hakkının bulunmadığı taşınmazlar bakımından ortaklığın satış suretiyle giderilmesine karar verilmesi hâlinde yapılacak açık artırmalarda birinci artırma sadece malik olan mirasçılar arasında yapılır. Sadece malik olan mirasçılar arasında yapılacak bu artırma usulü bir defaya mahsus olmak üzere uygulanır.”

“6. Satış talep eden ve artırmaya katılmak isteyen alacaklının, en geç artırma süresinin bitiminden önceki iş günü mesai bitimine kadar satışı yapan icra dairesine müracaat etmesi hâlinde alacağın teminatı karşıladığı miktar kadar kendisinden teminat alınmayacağı, açık artırmalarda Hazinenin teminat göstermekten muaf olduğu.”

“8. Elektronik satış portalında verilecek tekliflerin haczedilen malın muhammen kıymetinin yüzde ellisi, ortaklığın satış suretiyle giderilmesinde birinci artırmanın sadece malik olan mirasçılar arasında yapıldığı durumlarda muhammen kıymetin yüzde yüzü, ikinci artırmada ise muhammen kıymetin yüzde ellisi ile o malla güvence altına alınan ve satış isteyenin alacağına rüçhanı olan alacakların toplamından hangisi fazla ise bu miktarı ve ayrıca bu miktara ilave olarak paraya çevirme ve paylaştırma masraflarını geçmesi gerektiği.

9. İhale alıcısının en yüksek teklifi verip de süresi içinde ihale bedelini yatırmaması hâlinde, alınan teminatın iade edilmeyip öncelikle satış masraflarından mahsup edileceği, kalan miktarın icra dosyaları bakımından alacaklarına mahsuben hak sahiplerine ödeneceği; süresi içinde ihale bedelini yatırmayan ihale alıcısının satış isteyen alacaklı olması durumunda, muhammen bedelin yüzde onunun kendi alacağından mahsup edileceği ve bu satış için yapılan masrafın kendisi üzerinde bırakılarak borçluya yüklenmeyeceği; ortaklığın satış suretiyle giderilmesinde en yüksek teklifi verip de ihale bedelini süresi içinde yatırmayan ihale alıcısından alınan teminatın kendisine iade edilmeyerek satış masrafları mahsup edildikten sonra paydaşlara payları oranında ödeneceği, süresi içinde ihale bedelini yatırmayanın paydaş olması durumunda ise alınan teminatın tamamının diğer pay sahiplerine payları oranında ödeneceği; ayrıca en yüksek teklifi verip de süresi içinde ihale bedelini yatırmayan ihale alıcısına, teklif ettiği bedelin yüzde beşi oranında satışı yapan icra dairesince veya satış memurunca idari para cezası verileceği, verilen bu cezanın 6183 sayılı Kanun hükümleri uyarınca tahsili için tahsil dairesine bildirileceği.”

MADDE 2- 18/1/1972 tarihli ve 1512 sayılı Noterlik Kanununun 55 inci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“MADDE 55- Noterlik evrak ve defterleri mahkeme, sulh ceza hâkimliği ve Cumhuriyet başsavcılıklarınca veya resmî daireler tarafından yahut konusu da belirtilmek suretiyle noterlikte soruşturmaya yetkili kılınan kimselerce incelenebilir.

Mahkeme, sulh ceza hâkimliği veya Cumhuriyet başsavcılığı tarafından, noterlik evrakının aslının istenmesi hâlinde ilgili noter, evrakın bir örneğini çıkarıp aslına uygunluğunu onaylar. Noter, onayladığı örneği aslının yerinde saklar ve evrakın aslını ilgili mercie gönderir.

Mahkeme, sulh ceza hâkimliği, Cumhuriyet başsavcılığı veya soruşturmaya yetkili kılınan resmî daire tarafından noterlik evrakının onaylı bir örneğinin istendiği durumlarda, noter istenilen evrakın aslını elektronik ortamda taramak ve güvenli elektronik imzayla imzalamak suretiyle oluşturduğu onaylı örneği ilgili mercie elektronik ortamda gönderir. Elektronik ortamda gönderme imkânı bulunmayan durumlarda evrakın aslına uygunluğunu onaylayarak onaylı örneği ilgili mercie gönderir.

Bu madde uyarınca yapılan işlemler için yevmiye numarası verilmez. Posta masrafı ve 112 nci madde uyarınca düzenlenen tarifeyle belirlenen yol masrafı hariç olmak üzere harç, vergi, değerli kâğıt ücreti dâhil herhangi bir ücret alınmaz.”

MADDE 3- 6/1/1982 tarihli ve 2575 sayılı Danıştay Kanununun geçici 27 nci maddesinin onüçüncü fıkrasında yer alan “on yıl” ibaresi “on dört yıl” şeklinde değiştirilmiş ve maddenin onyedinci fıkrasına aşağıdaki cümle eklenmiştir.

“Bu fıkra hükümleri, 23/7/2030 tarihine kadar uygulanmaz.”

MADDE 4- 6/1/1982 tarihli ve 2576 sayılı Bölge İdare Mahkemeleri, İdare Mahkemeleri ve Vergi Mahkemelerinin Kuruluşu ve Görevleri Hakkında Kanunun 7 nci maddesinin birinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve ikinci fıkrasında yer alan “yirmibeşbin” ibaresi “dört yüz seksen altı bin” şeklinde değiştirilmiştir.

“1. Düzenleyici işlemlere karşı açılanlar hariç, aşağıda sayılan davalar idare mahkemesi hâkimlerinden biri tarafından çözümlenir:

a) Konusu dört yüz seksen altı bin Türk Lirasını aşmayan; idari işlemlere karşı açılan iptal davaları ve tam yargı davaları.

b) İlköğretim, ortaöğretim ve yükseköğretim öğrencileri hakkında tesis edilen uzaklaştırma ve ilişik kesme sonucunu doğuranlar hariç disiplin cezası ile sınıf geçme, not tespiti, yurt, kredi ve burs işlemlerine karşı açılan davalar.

c) Kamu görevlileri hakkında tesis edilen geçici görevlendirme, yolluk, lojman ve izin işlemlerine karşı açılan davalar.

d) Kamu görevlilerine verilen uyarma cezasına karşı açılan davalar.

e) Mesleki faaliyeti geçici veya sürekli olarak engelleyenler hariç olmak üzere, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının üyeleri hakkında verdiği disiplin cezalarına karşı açılan davalar.

f) 1/7/1976 tarihli ve 2022 sayılı 65 Yaşını Doldurmuş Muhtaç, Güçsüz ve Kimsesiz Türk Vatandaşlarına Aylık Bağlanması Hakkında Kanunun uygulanmasından doğan davalar.”

MADDE 5- 6/1/1982 tarihli ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45 inci maddesinin üçüncü ve beşinci fıkraları aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“3. Bölge idare mahkemesi, ilk derece mahkemesinin kararına ilişkin yaptığı inceleme sonunda;

a) Kararı hukuka uygun bulursa,

b) Kararın sonucu hukuka uygun olmakla birlikte gösterilen gerekçeyi doğru bulmaz veya eksik bulursa kararın gerekçesini değiştirerek,

c) Karardaki maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkün ise gerekli düzeltmeyi yaparak,

istinaf başvurusunun reddine karar verir.”

“5. Bölge idare mahkemesi;

a) İlk inceleme üzerine verilen kararlar ile usule ilişkin verilen diğer nihai kararlara karşı yapılan istinaf başvurusunu haklı bulması,

b) Davaya görevsiz veya yetkisiz mahkeme yahut reddedilmiş veya yasaklanmış hâkim tarafından bakılmış olması,

c) Dilekçenin reddine karar verilmesi gerekirken bu karar verilmeksizin dava hakkında karar verilmesi,

d) Dosyanın eksik veya yanlış hasımla tekemmül ettirilerek karar verilmesi,

e) Talep hakkında karar verilmemesi yahut eksik hükümle karar verilmesi,

f) Keşif veya bilirkişi incelemesi yaptırılması gerektiği hâlde yaptırılmadan karar verilmesi,

g) Duruşma yapılması gerektiği hâlde duruşma yapılmadan karar verilmesi,

hallerinde, istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine kesin olarak karar verir. Ancak bölge idare mahkemesi, (f) ve (g) bentlerindeki eksikliği kendisi gidererek karar verebilir. Bu fıkrada sayılan haller dışında kararın kaldırılarak dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilemez.”

MADDE 6- 2577 sayılı Kanunun 46 ncı maddesinin birinci fıkrasının başına “1.” ibaresi eklenmiş, (c) bendi yürürlükten kaldırılmış ve maddeye aşağıdaki fıkra eklenmiştir.

“2. Birinci fıkra kapsamında olmayan davalarda bölge idare mahkemesinin istinaf kanun yolu incelemesinde ilk derece mahkemesi kararını kaldırması üzerine yeniden verdiği kararlar, tebliğinden itibaren otuz gün içinde Danıştayda temyiz edilebilir. Ancak, aşağıda sayılan dava ve işler bakımından kaldırma kararı üzerine yeniden bir karar verilmiş olsa dahi temyiz yoluna başvurulamaz:

a) İdare ve vergi mahkemelerinde tek hâkimle görülen davalar.

b) 2/7/1941 tarihli ve 4081 sayılı Çiftçi Mallarının Korunması Hakkında Kanunun uygulanmasından kaynaklanan davalar.

c) 4/12/1984 tarihli ve 3091 sayılı Taşınmaz Mal Zilyedliğine Yapılan Tecavüzlerin Önlenmesi Hakkında Kanunun uygulanmasından kaynaklanan davalar.

d) 4/4/2013 tarihli ve 6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanununun uygulanmasından kaynaklanan davalar.

e) Miktar veya değeri itibarıyla birinci fıkranın (b) bendinde belirtilen temyiz sınırının altında kalan bölge idare mahkemesinin yeniden verdiği karar ile ilk derece mahkemesi kararı arasındaki farkın, miktar itibarıyla 45 inci maddenin birinci fıkrasının ikinci cümlesinde belirtilen parasal sınırı geçmeyen kararlar.

f) Sadece vekalet ücreti ve yargılama giderlerine ilişkin verilen kararlar.”

MADDE 7- 14/4/1982 tarihli ve 2659 sayılı Adli Tıp Kurumu ile İlgili Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanunun mülga 26 ncı maddesi başlığıyla birlikte aşağıdaki şekilde yeniden düzenlenmiştir.

“Atama ve görev süresi:

MADDE 26- Adli tıp ihtisas kurulu başkan ve üyeliklerine atanmak için en az tıpta veya diş hekimliğinde uzmanlık belgesi ya da alanında doktora derecesi almış olmak şarttır.

Adli tıp ihtisas kurulu başkan ve üyeleri ile adli tıp grup başkanları ve adli tıp ihtisas dairesi başkanlarının görev süresi dört yıldır. Yeni atanan veya görevlendirilenler göreve başlayıncaya kadar süresi dolanların görevi devam eder.”

MADDE 8- 24/2/1983 tarihli ve 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanununun 10 uncu maddesine mevcut üçüncü, ondördüncü ve onbeşinci fıkralarından sonra gelmek üzere sırasıyla aşağıdaki fıkralar eklenmiş, maddenin mevcut onikinci fıkrasında yer alan “onaltıncı” ibaresi “ondokuzuncu” şeklinde ve mevcut onsekizinci fıkrasında yer alan “sözlü sınavlara ilişkin hususlar Türkiye Adalet Akademisince çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir.” ibaresi “sözlü sınavlara ilişkin diğer hususlar Türkiye Adalet Akademisince çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir.” şeklinde değiştirilmiştir.

“Adli yargı hâkim ve savcı yardımcıları ile idari yargı hâkim yardımcılarına ilgisine göre; Anayasa ve insan hakları hukuku, ceza hukuku, özel hukuk, idare hukuku, vergi hukuku ve usul hukuku alanları ile duruşma yönetimi, karar ve gerekçeli karar yazımı, adalet hizmetlerinin yönetimi ve denetimi, uluslararası kuruluşlar ve sözleşmeler, sık karşılaşılan davalar ve kişisel gelişim konularında eğitim verilir.”

“Yazılı sınavlarda eğitim verilen konulardan soru sorulur. Sınavlar, yüz tam puan üzerinden değerlendirilir. Mazereti sebebiyle yazılı sınavlara katılamayan hâkim ve savcı yardımcıları, mazeretlerinin ortadan kalktığı günden itibaren durumlarını en geç beş iş günü içinde Türkiye Adalet Akademisine bildirir. Yazılı sınav kurulunca mazereti haklı görülenlerin yazılı sınavı, Akademi tarafından belirlenen tarihte yapılır. Yazılı sınav sonuçları, yazılı sınav kurulunca tutanağa bağlanır ve Akademiye teslim edilir.”

“Sözlü sınavda hâkim ve savcı yardımcısının;

a) Eğitim konularına ilişkin mevzuat, içtihat ve uygulama bilgisi,

b) Mesleki yeterliliği, hukuki meseleleri kavrama, çözme ve ifade etme yeteneği,

c) Özgüveni, temsil kabiliyeti ve davranışlarının mesleğe uygunluğu,

ç) Türkçeyi etkin bir şekilde kullanma becerisi ile genel kültür ve yetenek düzeyi,

değerlendirilir. Sözlü sınav, bu fıkrada belirtilen hususların her biri yirmibeşer puan üzerinden değerlendirilerek yapılır. Sözlü sınav kurulunun her bir üyesi tarafından verilen puanlar ayrı ayrı tutanağa geçirilir. Sözlü sınav puanı, üyelerin yüz üzerinden verdikleri puanların aritmetik ortalamasıdır. Sözlü sınav sonuçları, sözlü sınav kurulunca tutanağa bağlanır ve Akademiye teslim edilir. Mazereti sebebiyle sözlü sınava katılamayan hâkim ve savcı yardımcıları, mazeretlerinin ortadan kalktığı günden itibaren durumlarını en geç beş iş günü içinde Türkiye Adalet Akademisine bildirir. Sözlü sınav kurulunca mazereti haklı görülenlerin sözlü sınavı, Akademi tarafından belirlenen tarihte yapılır.”

MADDE 9- 2802 sayılı Kanunun 63 üncü maddesinin ikinci fıkrasına (e) bendinden sonra gelmek üzere aşağıdaki bent eklenmiş ve diğer bent buna göre teselsül ettirilmiştir.

“f) Mesleğin gerektirdiği hukuki bilgiyle çözümlenmesi mümkün olan konularda bilirkişiye başvurmak,”

MADDE 10- 4/12/1984 tarihli ve 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanunun 1 inci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“MADDE 1- 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu ile 13/1/2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa göre faiz ödenmesi gereken hallerde, miktarı sözleşme ile tespit edilmemişse bu ödeme yıllık, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının önceki yılın 31 Aralık günü kısa vadeli kredi işlemlerinde uyguladığı reeskont oranının yüzde sekseni üzerinden yapılır. Söz konusu reeskont oranı, 30 Haziran günü önceki yılın 31 Aralık günü uygulanan reeskont oranından beş puan veya daha çok farklı ise, yılın ikinci yarısında 30 Haziran günü belirlenen oranın yüzde sekseni geçerli olur.”

MADDE 11- 22/11/2001 tarihli ve 4721 sayılı Türk Medenî Kanununun 440 ıncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesine “talimat uyarınca,” ibaresinden sonra gelmek üzere “Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemine entegre elektronik satış portalında” ibaresi eklenmiştir.

MADDE 12- 4721 sayılı Kanunun 444 üncü maddesinin ikinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“Satış, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemine entegre elektronik satış portalında açık artırmayla yapılır ve ihale vesayet makamının onamasıyla tamam olur; onamaya ilişkin kararın ihale gününden başlayarak on gün içinde verilmesi gerekir.”

MADDE 13- 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 158 inci maddesine aşağıdaki fıkra eklenmiştir.

“(4) Bu madde ile 157 nci maddede yer alan suçlara iştirakin, kendisine veya başkasına haksız bir menfaat sağlamak amacıyla kendisine veya başkasına ait banka veya kredi kartı gibi ödeme araçlarını ya da banka, aracı kurum, ödeme hizmeti sağlayıcıları veya kripto varlık hizmet sağlayıcıları nezdinde bulunan hesabın kullanılmasını sağlayan zorunlu bilgileri veya araçları başkasına vermek fiiliyle sınırlı olması halinde verilecek ceza yarı oranında indirilir.”

MADDE 14- 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 80 inci maddesinin ikinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve maddeye aşağıdaki fıkralar eklenmiştir.

“(2) İnceleme sonuçları kimlik bilgilerinden arındırılmış şekilde mahsus bir sisteme kaydedilir ve bir örneği dosyasında delil olarak saklanmak üzere soruşturma veya kovuşturma makamına gönderilir. Sisteme kaydedilen ve dosyada delil olarak saklanan bilgiler, kovuşturmaya yer olmadığı kararına itiraz süresinin dolması, itirazın reddi, beraat veya ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilip kesinleşmesi hâllerinde derhâl, diğer hallerde mahkeme kararının kesinleşmesinden itibaren yirmi yıl geçmesiyle Cumhuriyet savcısının huzurunda yok edilir ve bu husus dosyasında muhafaza edilmek üzere tutanağa geçirilir. Bilgisi sisteme kaydedilen kişi bu süre içinde kişisel verinin saklanmasını gerektiren amacın ortadan kalkması veya haklı bir nedenin bulunması halinde hâkim veya mahkemeden bu bilgilerin silinmesini talep edebilir.”

“(3) Bu madde uyarınca sisteme kaydedilen bilgiler, yürütülmekte olan bir soruşturma veya kovuşturma kapsamında maddî gerçeğin ortaya çıkarılması amacıyla mahkeme, hâkim veya Cumhuriyet savcısı kararıyla kullanılabilir. Mahkeme veya hâkim kararlarına karşı itiraz yoluna; Cumhuriyet savcısının kararına karşı ise sulh ceza hâkimliğine başvurulabilir.

(4) İnceleme sonuçlarının mahsus sistemde kaydedilmesi, saklanması ve imhası ile bu kayıtlardan yararlanmaya ilişkin esas ve usuller, Adalet Bakanlığı ve İçişleri Bakanlığı tarafından müştereken çıkarılacak yönetmelikle belirlenir.”

MADDE 15- 5271 sayılı Kanunun 231 inci maddesinin beş ila ondördüncü fıkraları aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“(5) Sanığa yüklenen suçtan dolayı yapılan yargılama sonunda hükmolunan ceza, iki yıl veya daha az süreli hapis veya adlî para cezası ise; mahkemece, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilir. Uzlaşmaya ilişkin hükümler saklıdır. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, müsadereye ilişkin hükümler hariç, kurulan hükmün sanık hakkında bir hukukî sonuç doğurmamasını ifade eder.

(6) Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için;

a) Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmamış bulunması,

b) Mahkemece, sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması,

c) Suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın; aynen iade, suçtan önceki hâle getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi,

gerekir.

(7) Açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen hükümde, mahkûm olunan hapis cezası ertelenemez ve kısa süreli olması hâlinde seçenek yaptırımlara çevrilemez.

(8) Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının verilmesi hâlinde sanık, beş yıl süreyle denetim süresine tâbi tutulur. Denetim süresi içinde, kişi hakkında kasıtlı bir suç nedeniyle bir daha hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemez. Bu süre içinde bir yıldan fazla olmamak üzere mahkemenin belirleyeceği süreyle, sanığın denetimli serbestlik tedbiri olarak;

a) Bir meslek veya sanat sahibi olmaması hâlinde, meslek veya sanat sahibi olmasını sağlamak amacıyla bir eğitim programına devam etmesine,

b) Bir meslek veya sanat sahibi olması hâlinde, bir kamu kurumunda veya özel olarak aynı meslek veya sanatı icra eden bir başkasının gözetimi altında ücret karşılığında çalıştırılmasına,

c) Belli yerlere gitmekten yasaklanmasına, belli yerlere devam etmek hususunda yükümlü kılınmasına ya da takdir edilecek başka yükümlülüğü yerine getirmesine,

karar verilebilir. Denetim süresi içinde dava zamanaşımı durur.

(9) Altıncı fıkranın (c) bendinde belirtilen koşulu derhal yerine getiremediği takdirde; sanık hakkında mağdura veya kamuya verdiği zararı denetim süresince aylık taksitler hâlinde ödemek suretiyle tamamen gidermesi koşuluyla da hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilebilir.

(10) Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlenmediği ve denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere uygun davranıldığı takdirde, açıklanması geri bırakılan hüküm ortadan kaldırılarak, davanın düşmesi kararı verilir.

(11) Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranması hâlinde, mahkeme hükmü açıklar. Ancak mahkeme, kendisine yüklenen yükümlülükleri yerine getiremeyen sanığın durumunu değerlendirerek; cezanın yarısına kadar belirleyeceği bir kısmının infaz edilmemesine ya da koşullarının varlığı hâlinde hükümdeki hapis cezasının ertelenmesine veya seçenek yaptırımlara çevrilmesine karar vererek yeni bir mahkûmiyet hükmü kurabilir. Açıklanan veya yeni kurulan hükme itiraz edilebilir. İtiraz mercii ancak bu fıkradaki koşullarla sınırlı olarak bir değerlendirme yapabilir.

(12) 272 nci maddenin üçüncü fıkrası hükümleri saklı kalmak üzere, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına karşı istinaf yoluna başvurulabilir. Bölge adliye mahkemesi tarafından verilen kararlar hakkında 286 ncı madde hükümleri uygulanır. 272 nci maddenin üçüncü fıkrası hükümleri saklı kalmak üzere, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının ilk derece mahkemesi sıfatıyla bölge adliye mahkemesi veya Yargıtay tarafından verilmesi hâlinde temyiz yoluna gidilebilir. İstinaf ve temyiz yolunda karar ve hüküm, usul ve esasa ilişkin hukuka aykırılıklar yönünden incelenir.

(13) Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı, bunlara mahsus bir sisteme kaydedilir. Bu kayıtlar, ancak bir soruşturma veya kovuşturmayla bağlantılı olarak Cumhuriyet savcısı, hâkim veya mahkeme tarafından istenmesi hâlinde, bu maddede belirtilen amaç için kullanılabilir.

(14) Bu maddenin hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin hükümleri, işkence ve eziyet suçları ile kamu görevlisinin görevi sebebiyle işlediği ve Anayasanın 17 nci maddesi kapsamında kötü muamele kabul edilebilecek suçlar hakkında uygulanmaz.”

MADDE 16- 5271 sayılı Kanunun 247 nci maddesinin üçüncü fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“(3) Kaçak sanık hakkında kovuşturma yapılabilir. Ancak, daha önce sorgusu yapılmamış ise, mahkûmiyet ve ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilemez. Güvenlik tedbirine karar verilmesi halinde kaçak sanık veya müdafii, savunma hakkının kullanılmak istendiğini belirterek yargılamanın yenilenmesini talep edebilir.”

MADDE 17- 5271 sayılı Kanunun 308 inci maddesinin birinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve maddeye aşağıdaki fıkra eklenmiştir.

“(1) Yargıtay ceza dairelerinin yargı yeri belirlenmesi ve görevsizlik kararları hariç olmak üzere tüm kararlarına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, re’sen veya istem üzerine, dosyanın kendisine teslim edildiği tarihten itibaren üç ay içinde Ceza Genel Kuruluna itiraz edebilir. Sanığın lehine itirazda süre aranmaz.”

“(4) İstem, sanık veya sanık adına kanun yoluna başvurma hakkı olanlar ile katılan, katılma isteği karara bağlanmamış ya da katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunanlar tarafından yapılır.”

MADDE 18- 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 55 inci maddesine aşağıdaki fıkralar eklenmiştir.

“Çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar ile ölenin desteğinden yoksun kalan kişilerin bu sebeple uğradıkları kayıplar nedeniyle, zarar görenin veya destekte bulunan kişinin kazancının bilindiği döneme ilişkin hesaplanan tazminat miktarının toplamına haksız fiil veya zarar doğuran olayın meydana geldiği tarihten; zarar görenin veya destekte bulunan kişinin kazancının bilinemediği döneme ilişkin hesaplanan tazminat miktarının toplamına ise karar tarihinden itibaren kanuni faiz işletilir.

Çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar ile ölenin desteğinden yoksun kalan kişilerin bu sebeple uğradıkları kayıplara bağlı tazminatlar için ifa amacıyla tahkikat başlayıncaya kadar ödenen bedel, ödeme tarihine göre belirlenecek tazminat miktarından oransal olarak mahsup edilir.”

MADDE 19- 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 107 nci maddesi yürürlükten kaldırılmıştır.

MADDE 20- 6100 sayılı Kanunun 109 uncu maddesine aşağıdaki fıkra eklenmiştir.

“(4) Alacağın sadece bir kısmının dava edildiği durumlarda talep konusu, aynı davada bir defaya mahsus olmak üzere iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın tahkikatın sona ermesine kadar artırılabilir. Bu durumda zamanaşımı, artırılan kısım bakımından da dava tarihinden itibaren kesilmiş sayılır.”

MADDE 21- 6100 sayılı Kanunun 147 nci maddesine aşağıdaki fıkra eklenmiştir.

“(3) Duruşmalar arasındaki süre üç aydan daha uzun olamaz. İşin niteliği gereği bilirkişi incelemesinin uzaması veya istinabe yoluyla tahkikat işlemlerinin yürütülmesi gibi zorunlu hâllerde, hâkim gerekçesini belirterek daha uzun bir süre belirleyebilir.”

MADDE 22- 6100 sayılı Kanunun 149 uncu maddesine üçüncü fıkrasından sonra gelmek üzere aşağıdaki fıkra eklenmiş ve diğer fıkralar buna göre teselsül ettirilmiştir.

“(4) Ses ve görüntü nakledilmesi yoluyla bulundukları yerden duruşmaya katılmasına karar verilenler hakkında, 154 üncü maddenin üçüncü fıkrasının (ç) bendinde belirtilen ikrar, yeminin edası, davanın geri alınmasına muvafakat, davadan feragat, davayı kabul ile sulh olma hâlleri hariç olmak üzere, elle atılan imzaya ilişkin hükümler uygulanmaz.”

MADDE 23- 6100 sayılı Kanunun 166 ncı maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“İlk davanın açıldığı mahkeme birleştirme kararının kesinleşmesinden itibaren bununla bağlıdır.”

MADDE 24- 6100 sayılı Kanunun 168 inci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“MADDE 168- (1) Aynı yargı çevresinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde görülmekte olan davalar yönünden verilen birleştirme kararına karşı sadece istinaf yoluna başvurulabilir.

(2) İlk derece mahkemelerince verilen ayırma kararlarına karşı istinaf yoluna; bölge adliye mahkemelerinin birleştirme ve ayırma kararları hakkında ise temyiz yoluna, ancak hükümle birlikte gidilebilir. Şu kadar ki, bu husus tek başına, bölge adliye mahkemesinde hükmün kaldırılarak esastan incelenme; Yargıtayda ise bozma sebebi teşkil etmez.”

MADDE 25- 6100 sayılı Kanunun 362 nci maddesine aşağıdaki fıkra eklenmiştir.

“(3) Bölge adliye mahkemesinin yaptığı inceleme sonucunda istinaf başvurusunun kısmen veya tamamen kabul edilerek yeniden esas hakkında verilen kararın kabul edilen ya da reddedilen kısmının, miktar veya değeri itibarıyla 341 inci maddenin ikinci fıkrasında düzenlenen parasal sınırın üzerinde olması halinde temyiz edilebilir. Şu kadar ki;

a) Miktar veya değeri itibarıyla birinci fıkrada belirtilen temyiz sınırının altında kalan bölge adliye mahkemesinin yeniden esas hakkında verdiği karar ile ilk derece mahkemesi kararı arasındaki farkın, miktar veya değeri itibarıyla 341 inci maddenin ikinci fıkrasında belirtilen parasal sınırı geçmemesi halinde bu karara karşı temyiz yoluna başvurulamaz.

b) Miktar veya değeri itibarıyla birinci fıkrada belirtilen temyiz sınırının altında kalan bölge adliye mahkemesinin yeniden esas hakkında verdiği kararın, sadece yargılama gideri veya vekâlet ücretine ilişkin olması halinde bu karara karşı temyiz yoluna başvurulamaz.”

GEÇİCİ MADDE 1- (1) Bu maddeyi ihdas eden Kanunla 2004 sayılı Kanunun 114 üncü maddesinde yapılan değişiklikler, bu değişikliklerin yürürlüğe girdiği tarihten önce ilanı yapılmış açık artırmalar hakkında uygulanmaz. Bu açık artırmalar bakımından değişiklikten önceki hükümlerin uygulanmasına devam olunur.

(2) Bu maddeyi ihdas eden Kanunla 2576 sayılı Kanunun 7 nci maddesinde yapılan değişiklikler, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten sonra açılan davalar bakımından uygulanır.

(3) Bu maddeyi ihdas eden Kanunla 2577 sayılı Kanunun 46 ncı maddesinde yapılan değişiklikler, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten sonra bölge idare mahkemelerince verilen kararlar hakkında uygulanır. Bu tarihten önce bölge idare mahkemelerince verilen kararlar hakkında, bu Kanunla yapılan değişikliklerden önceki hükümler uygulanır.

(4) Bu maddeyi ihdas eden Kanunla 2659 sayılı Kanunun mülga 26 ncı maddesinin yeniden düzenlenmesi suretiyle görev süresi belirlenen adli tıp ihtisas kurulu başkan ve üyeleri ile adli tıp grup başkanları ve adli tıp ihtisas dairesi başkanlarından; bu maddenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla dört yıl veya daha fazla süreyle görev yapmış olanların görevleri sona erer, dört yıldan daha az süreyle görev yapmış olanlar kalan süreyi tamamlar. Bu madde kapsamında görev süresi sona erenler, yerlerine atama veya görevlendirme yapılıncaya kadar görevine devam eder.

(5) Bu maddeyi ihdas eden Kanunla 4721 sayılı Kanunun 440 ıncı ve 444 üncü maddelerinde yapılan değişiklikler, açık artırma suretiyle satışına karar verilip de bu değişikliklerin yürürlüğe girdiği tarihten önce ilanı yapılmış açık artırmalar hakkında uygulanmaz. Bu açık artırmalar bakımından değişiklikten önceki hükümlerin uygulanmasına devam olunur.

(6) Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce 5237 sayılı Kanunun 157 nci veya 158 inci maddesi uyarınca haklarında hüküm verilmiş olup da dosyası kanun yolu incelemesinde bulunan sanıklardan, bu maddeyi ihdas eden Kanunla 5237 sayılı Kanunun 158 inci maddesine eklenen dördüncü fıkranın uygulanacağı sanıkların bölge adliye mahkemeleri ceza dairelerinde bulunan dosyaları hakkında bozma kararı verilir ve dosya ilk derece mahkemelerine gönderilir. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığında bulunan dosyalar ise gelişlerindeki usule uygun olarak ilk derece mahkemelerine gönderilir.

(7) Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce 5237 sayılı Kanunun 157 nci veya 158 inci maddesi uyarınca haklarında hüküm verilmiş olup da dosyası infaz aşamasında olan ve haklarında 5237 sayılı Kanunun 168 inci maddesi uygulanmamış hükümlülerden, bu maddeyi ihdas eden Kanunla 5237 sayılı Kanunun 158 inci maddesine eklenen dördüncü fıkranın uygulanacağı hükümlüler, mağdurun uğradığı zararı mahkemece yapılacak ihtardan itibaren altı ay içinde aynen geri verme veya tazmin suretiyle tamamen gidermesi halinde, 5237 sayılı Kanunun 168 inci maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanabilir. Bu süre içinde mağdurun zararı tamamen giderilinceye kadar, bu fıkra uyarınca infazın ertelenmesine veya durdurulmasına karar verilemez. Bu fıkra hükümleri, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla hüküm verilmiş olup da kanun yoluna başvurulmaması sebebiyle bu maddenin yürürlüğe girmesinden sonra kesinleşen hükümler bakımından da uygulanır.

(8) Bu maddeyi ihdas eden Kanunla 5271 sayılı Kanunun 308 inci maddesinin birinci fıkrasında yapılan değişiklik, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten sonra teslim edilen dosyalar hakkında uygulanır. Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce teslim edilmiş olan dosyalar hakkında önceki hükümlerin uygulanmasına devam olunur.

(9) Bu maddeyi ihdas eden Kanunla 6098 sayılı Kanunun 55 inci maddesinde yapılan değişiklik, söz konusu değişikliğin yürürlüğe girdiği tarihten sonra meydana gelen haksız fiiller veya zarar doğuran olaylar hakkında uygulanır. Bu değişikliğin yürürlüğe girdiği tarihten önce meydana gelen haksız fiiller veya zarar doğuran olaylar bakımından maddenin değişiklikten önceki hükümlerinin uygulanmasına devam olunur.

(10) Bu maddeyi ihdas eden Kanunla 6100 sayılı Kanunun yürürlükten kaldırılan 107 nci maddesi, yürürlükten kaldırılma tarihinden önce açılan davalar bakımından uygulanmaya devam olunur.

MADDE 26- (1) Bu Kanunun;

a) 3 üncü maddesi 23/7/2026 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere yayımı tarihinde,

b) 11 inci, 12 nci ve 22 nci maddeleri yayımı tarihinden itibaren üç ay sonra,

c) Diğer maddeleri yayımı tarihinde,

yürürlüğe girer.

MADDE 27- (1) Bu Kanun hükümlerini Cumhurbaşkanı yürütür.

30/7/2026 Benzer Yazılar

12. Yargı Paketi Resmî Gazete'de Yayımlandı: Maddeler ve Değişiklikler Neler ?https://www.yilmaztatlihukuk.com/post/12-yargi-paketi-yayimlandi-7589-sayili-kanun-degisikliklerTrafik Cezası İtiraz Dilekçesi Nasıl Yapılır?

Verileri Hukuka Aykırı Olarak Verme veya Ele Geçirme Suçu (TCK 136)

İstanbul Ceza Avukatı

Dolandırıcılık Suçu Cezası (TCK 157) – Ceza Avukatı

Kasten Öldürme Suçu Cezası – Ağır Ceza Avukatı

12. Yargı Paketi: IBAN Mağdurları (TCK 145-158 Düzenlemesi)

12. Yargı Paketi 2026 Ne Zaman Çıkacak? Neler Var?

Ağır Ceza Avukatı ve Yargılamaya Etkisi – İstanbul Ağır Ceza Avukatı


Ceza Hukuku – Kaynakça

Ceza hukuku alanında temel mevzuat ve başlıca referans kaynaklar aşağıda yer almaktadır:

  • 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu (TCK)

  • 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK)

  • 5326 sayılı Kabahatler Kanunu

  • 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun

  • Türkiye Cumhuriyeti Anayasası (özellikle temel hak ve özgürlükler hükümleri)

  • Yargıtay Ceza Genel Kurulu ve Ceza Daireleri emsal kararları

  • Anayasa Mahkemesi bireysel başvuru kararları

  • Ceza hukuku doktrini (öğretide kabul görmüş akademik çalışmalar)

  • Resmî Gazete ve ilgili mevzuat değişiklikleri

  • Adalet Bakanlığı ve ilgili resmi kurum tebliğ ve uygulamaları


Yazar Bilgisi: Bu içerik, Av. Ramazan Yılmaz tarafından ceza hukuku mevzuatı, Yargıtay uygulamaları ve güncel yargı içtihatları esas alınarak hazırlanmıştır.


Kurumsal Bilgilendirme ve İç Bağlantılar

Sitemizde yer alan tüm içerikler, ziyaretçilerimizin hukuki bilgiye daha hızlı ve doğru şekilde ulaşabilmesi amacıyla hazırlanmıştır. İlgili hukuki konular hakkında detaylı bilgi almak, güncel yayınlarımızı incelemek veya uzman ekibimizle iletişime geçmek için aşağıdaki sayfaları ziyaret edebilirsiniz:

Bu bağlantılar, site içerisinde ilgili içeriklere daha kolay ulaşmanızı sağlamak ve hukuki bilgilendirme sürecini daha verimli hale getirmek amacıyla sunulmuştur.


YT Hukuk

Hukuki uyuşmazlıklar ve güncel mevzuata ilişkin daha fazla bilgi almak için internet sitemizde yer alan diğer içerikleri inceleyebilirsiniz.


Adres: Helis More ResidenceYalı Mah. Kadir Sk. No:14Kartal / İstanbul


AVUKAT RAMAZAN YILMAZ

AVUKAT MERT TATLI

bottom of page