WhatsApp’tan ulaşın
top of page

Kasten Yaralama Suçu ve Cezası TCK Madde 86

  • Yazarın fotoğrafı: Avukat Ramazan Yılmaz
    Avukat Ramazan Yılmaz
  • 5 gün önce
  • 14 dakikada okunur
Özet: Kasten yaralama suçu, Türk hukuk pratiğinde en sık karşılaşılan suç tiplerinden biridir. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 86. maddesi, kasten yaralama suçunu hem temel hem de nitelikli biçimiyle düzenlemektedir. Bu kapsamlı rehberde TCK m. 86'nın resmî metnini, suçun unsurlarını, ceza tablolarını, Yargıtay kararlarını ve merak edilen soruların yanıtlarını bulabilirsiniz.

İÇİNDEKİLER

  1. Kasten Yaralama Suçu (TCK 86) Nedir?

  2. Basit Tıbbi Müdahaleyle Giderilebilecek Yaralanma (TCK 86/2)

  3. Kasten Yaralama Suçunun Nitelikli Halleri (TCK 86/3)

  4. Neticesi Sebebiyle Ağırlaşmış Yaralama (TCK 87)

  5. Kasten Yaralamanın İhmali Davranışla İşlenmesi (TCK 88)

  6. Kasten Yaralama ile Diğer Suçlar Arasındaki Ayrım

  7. Kasten Yaralama Davalarında Ceza Belirleme Süreci

  8. Kasten Yaralama Suçunda Soruşturma ve Kovuşturma Süreci

  9. Kasten Yaralama Davalarında Savunma Stratejileri

  10. İstanbul’da Kasten Yaralama Davalarının Yürütülmesi

  11. Kasten Yaralama Olayıyla Karşılaşıldığında Dikkat Edilmesi Gerekenler

  12. Kasten Yaralama Suçu ve Cezası TCK Madde 86 Sık Sorulan Sorular (SSS)


 Kasten Yaralama Suçu TCK m. 86 İçeriği

Madde 86- (1) Kasten başkasının vücuduna acı veren veya sağlığının ya da algılama yeteneğinin bozulmasına neden olan kişi, bir yıl altı aydan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. (2) Kasten yaralama fiilinin kişi üzerindeki etkisinin basit bir tıbbî müdahaleyle giderilebilecek ölçüde hafif olması hâlinde, mağdurun şikâyeti üzerine, altı aydan bir yıl altı aya kadar hapis veya adlî para cezasına hükmolunur. Suçun kadına karşı işlenmesi hâlinde cezanın alt sınırı dokuz aydan az olamaz. (3) Kasten yaralama suçunun; a) Üstsoya, altsoya, eşe, boşandığı eşe veya kardeşe karşı, b) Beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda bulunan kişiye karşı, c) Kişinin yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle, d) Kamu görevlisinin sahip bulunduğu nüfuz kötüye kullanılmak suretiyle, e) Silahla, f) Canavarca hisle, İşlenmesi halinde, şikâyet aranmaksızın, verilecek ceza yarı oranında, (f) bendi bakımından ise bir kat artırılır.

1. Kasten Yaralama Suçu (TCK 86) Nedir?

Korunan Hukuki Değer ve Suçun Genel Yapısı


TCK 86, Türk Ceza Kanunu'nun "Vücut Dokunulmazlığına Karşı Suçlar" bölümünde yer almaktadır. Bu bölümde korunan hukuki değer, kişinin beden ve ruh bütünlüğüdür. Kasten yaralama suçu, kasten öldürme suçundan farklı olarak failin öldürme kastı taşımadığı, ancak mağdurun vücut bütünlüğüne kasten zarar verdiği hallerde uygulama alanı bulur.

Kanunun temel düzenlemesi şu şekildedir:

"Kasten başkasının vücuduna acı veren veya sağlığının ya da algılama yeteneğinin bozulmasına neden olan kişi, bir yıl altı aydan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır."

Bu hüküm, kasten yaralama suçunun temel (basit) şeklini oluşturmaktadır. Görüldüğü üzere kanun, yaralamanın sonucunu üç alternatif şekilde tanımlamıştır: mağdurun vücuduna acı verme, sağlığının bozulmasına neden olma veya algılama yeteneğinin bozulmasına neden olma. Bu üç sonuçtan herhangi birinin gerçekleşmesi, suçun temel şeklinin oluşması için yeterlidir.


Kasten Yaralama Suçu (TCK 86) Suçun Unsurları

Kasten yaralama suçunun oluşabilmesi için iki temel unsurun bir arada bulunması gerekir:


Maddi unsur: Failin, mağdurun vücuduna acı veren, sağlığını bozan veya algılama yeteneğini bozan bir eylemde bulunmasıdır. Bu eylem darp, vurma, kesme, yakma gibi fiziksel müdahaleler olabileceği gibi, kimyasal madde kullanımı veya psikolojik etkiyle bedensel sonuç doğurma gibi daha dolaylı yollarla da gerçekleşebilir.


Manevi unsur: TCK 21 uyarınca kast, "suçun kanuni tanımındaki unsurların bilerek ve istenerek gerçekleştirilmesi"dir. Kasten yaralama suçunda fail, mağdurun vücuduna zarar vermeyi bilmeli ve istemelidir. Failin öldürme kastı taşıması halinde artık kasten öldürmeye teşebbüs söz konusu olur; bu ayrımın doğru yapılması, uygulamada en çok tartışılan konulardan biridir.


2. Basit Tıbbi Müdahaleyle Giderilebilecek Yaralanma (TCK 86/2)


Şikayete Bağlılık ve Ceza Miktarı

Kanunun ikinci fıkrası, yaralanmanın hafif nitelikte olduğu haller için ayrı bir düzenleme öngörmüştür:

"Kasten yaralama fiilinin kişi üzerindeki etkisinin basit bir tıbbî müdahaleyle giderilebilecek ölçüde hafif olması hâlinde, mağdurun şikâyeti üzerine, altı aydan bir yıl altı aya kadar hapis veya adlî para cezasına hükmolunur. Suçun kadına karşı işlenmesi hâlinde cezanın alt sınırı dokuz aydan az olamaz."

Bu fıkranın uygulanabilmesi için iki koşul aranır: birincisi, yaralanmanın basit bir tıbbi müdahaleyle giderilebilecek ölçüde hafif olması; ikincisi ise mağdurun şikâyetinin bulunmasıdır. Bu iki koşul birlikte gerçekleşmediği takdirde, olay birinci fıkra kapsamında değerlendirilir.


Kadına Karşı İşlenen Fiillerde Artırılmış Alt Sınır

12/5/2022 tarihli 7406 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikle, suçun kadına karşı işlenmesi halinde cezanın alt sınırının dokuz aydan az olamayacağı hükme bağlanmıştır. Bu düzenleme, kadına yönelik şiddetle mücadele kapsamında getirilen özel bir koruma niteliği taşımaktadır.


Adli Tıp Raporunun Belirleyici Rolü

Bir yaralanmanın "basit tıbbi müdahaleyle giderilebilir" nitelikte olup olmadığı, uygulamada adli tıp veya ilgili sağlık kuruluşu tarafından düzenlenen rapor ile tespit edilir. Bu raporun içeriği, hem suçun hangi fıkra kapsamında değerlendirileceğini hem de dosyanın şikâyete bağlı olup olmadığını doğrudan etkilediğinden, savunma açısından son derece kritik bir belgedir.


3. Kasten Yaralama Suçunun Nitelikli Halleri (TCK 86/3)

Kanunun üçüncü fıkrası, belirli kişilere karşı veya belirli koşullar altında işlenen kasten yaralama fiillerini daha ağır bir ceza rejimine tabi tutmaktadır:

"Kasten yaralama suçunun;a) Üstsoya, altsoya, eşe, boşandığı eşe veya kardeşe karşı,b) Beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda bulunan kişiye karşı,c) Kişinin yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle,d) Kamu görevlisinin sahip bulunduğu nüfuz kötüye kullanılmak suretiyle,e) Silahla,f) Canavarca hisle,İşlenmesi halinde, şikâyet aranmaksızın, verilecek ceza yarı oranında, (f) bendi bakımından ise bir kat artırılır."

Nitelikli Hallerin Tek Tek İncelenmesi


Aile bireylerine karşı işlenmesi (a bendi): Üstsoy, altsoy, eş, boşandığı eş veya kardeşe karşı işlenen kasten yaralama fiilleri, aile içi şiddet olgusunun ağırlığı gözetilerek nitelikli hal kabul edilmiştir. Boşandığı eş ibaresinin bu bende dahil edilmesi, boşanma sonrasında da devam edebilen şiddet olaylarını kapsam altına almayı amaçlamaktadır.


Kendini savunamayacak durumda olan kişiye karşı işlenmesi (b bendi): Beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda bulunan mağdurlara karşı işlenen fiiller, mağdurun savunmasızlığı nedeniyle daha ağır cezalandırılmaktadır.


Kamu görevi nedeniyle işlenmesi (c bendi): Kişinin yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle maruz kaldığı yaralama fiilleri, kamu hizmetinin sürekliliğini ve kamu görevlilerinin korunmasını amaçlayan bir düzenlemedir.


Kamu görevlisinin nüfuzunu kötüye kullanması (d bendi): Bu bent, failin kamu görevlisi sıfatını kötüye kullanarak işlediği fiilleri kapsamaktadır.


Silahla işlenmesi (e bendi): TCK 6/1-f'de tanımlanan silah kavramı, ateşli silahlar, patlayıcı maddeler, kesici-delici-bereleyici aletler ve fiilen saldırı-savunmada kullanılmaya elverişli diğer araçları kapsamaktadır. Bu geniş tanım, uygulamada birçok objenin (bıçak, sopa, cam şişe vb.) "silah" kapsamında değerlendirilmesine yol açabilmektedir.


Canavarca hisle işlenmesi (f bendi): 14/4/2020 tarihli 7242 sayılı Kanun'la eklenen bu bent, kasten öldürme suçundaki paralel düzenlemeyle (TCK 82) uyumlu olarak, failin özellikle acımasız, insanlık dışı bir güdüyle hareket ettiği halleri kapsamaktadır.


Şikâyet Aranmaması ve Artırım Oranı

Üçüncü fıkra kapsamındaki nitelikli hallerde önemli bir sonuç, şikâyet şartının aranmamasıdır. Yani mağdurun şikâyeti olmasa dahi, bu nitelikli hallerden birinin varlığı halinde soruşturma ve kovuşturma resen yürütülür. Ayrıca ceza, (f) bendi hariç diğer nitelikli hallerde yarı oranında, canavarca hisle işlenmesi halinde ise bir kat artırılır.


4. Neticesi Sebebiyle Ağırlaşmış Yaralama (TCK 87)

Kanunun Genel Sistematiği

TCK 87, kasten yaralama fiilinin mağdur üzerinde daha ağır sonuçlar doğurduğu halleri düzenlemektedir. Bu madde, "netice sebebiyle ağırlaşmış suç" kategorisine girmekte olup, TCK 23'te düzenlenen genel ilkeye tabidir:

"Bir fiilin, kastedilenden daha ağır veya başka bir neticenin oluşumuna sebebiyet vermesi halinde, kişinin bundan dolayı sorumlu tutulabilmesi için bu netice bakımından en azından taksirle hareket etmesi gerekir."

Bu ilke, TCK 87 kapsamındaki ağır sonuçlardan failin sorumlu tutulabilmesi için, bu sonuçlar bakımından en azından taksirle hareket etmiş olmasının aranacağı anlamına gelmektedir.


Birinci Fıkra: Bir Kat Artırım Gerektiren Sonuçlar

Kanunun birinci fıkrası şu şekildedir:

"(1) Kasten yaralama fiili, mağdurun; a) Duyularından veya organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflamasına, b) Konuşmasında sürekli zorluğa, c) Yüzünde sabit ize, d) Yaşamını tehlikeye sokan bir duruma, e) Gebe bir kadına karşı işlenip de çocuğunun vaktinden önce doğmasına, Neden olmuşsa, yukarıdaki maddeye göre belirlenen ceza, bir kat artırılır. Ancak, verilecek ceza, birinci fıkraya giren hallerde dört yıldan, üçüncü fıkraya giren hallerde altı yıldan az olamaz."

Bu fıkrada sayılan beş sonuçtan herhangi birinin gerçekleşmesi, TCK 86'ya göre belirlenen cezanın bir kat (yani iki katına çıkacak şekilde) artırılmasını gerektirmektedir. Ayrıca kanun, bu artırım sonrasında uygulanacak asgari ceza sınırlarını da ayrıca belirlemiştir: TCK 86/1 kapsamındaki (temel) yaralamalarda dört yıldan, TCK 86/3 kapsamındaki (nitelikli) yaralamalarda altı yıldan az olamayacağı hükme bağlanmıştır.


İkinci Fıkra: İki Kat Artırım Gerektiren Sonuçlar

Kanunun ikinci fıkrası daha ağır sonuçları düzenlemektedir:

"(2) Kasten yaralama fiili, mağdurun; a) İyileşmesi olanağı bulunmayan bir hastalığa veya bitkisel hayata girmesine, b) Duyularından veya organlarından birinin işlevinin yitirilmesine, c) Konuşma ya da çocuk yapma yeteneklerinin kaybolmasına, d) Yüzünün sürekli değişikliğine, e) Gebe bir kadına karşı işlenip de çocuğunun düşmesine, Neden olmuşsa, yukarıdaki maddeye göre belirlenen ceza, iki kat artırılır. Ancak, verilecek ceza, birinci fıkraya giren hallerde altı yıldan, üçüncü fıkraya giren hallerde dokuz yıldan az olamaz. "

Birinci fıkra ile ikinci fıkra arasındaki temel fark, sonuçların geçicilik-süreklilik derecesindedir. Birinci fıkrada "sürekli zayıflama" ifade edilirken, ikinci fıkrada organın veya işlevin tamamen "yitirilmesi" veya "kaybolması" aranmaktadır. Bu ayrım, adli tıp raporlarında titizlikle değerlendirilmesi gereken teknik bir husustur.


Üçüncü Fıkra: Kemik Kırılması veya Çıkığı

6/12/2006 tarihli 5560 sayılı Kanun'la değiştirilen üçüncü fıkra şu şekildedir:

"(3) Kasten yaralamanın vücutta kemik kırılmasına veya çıkığına neden olması halinde, yukarıdaki maddeye göre belirlenen ceza, kırık veya çıkığın hayat fonksiyonlarındaki etkisine göre, yarısına kadar artırılır. "

Bu fıkranın diğer fıkralardan farkı, artırım oranının sabit değil, "kırık veya çıkığın hayat fonksiyonlarındaki etkisine göre" değişken olmasıdır. Bu değerlendirme, adli tıp uygulamasında kırığın hafif, orta veya ağır derecede etki oluşturup oluşturmadığına göre yapılmaktadır ve doğrudan bilirkişi raporuna dayanmaktadır.


Dördüncü Fıkra: Ölümle Sonuçlanan Yaralama

Kanunun dördüncü fıkrası, kasten yaralama fiilinin ölümle sonuçlandığı en ağır halleri düzenlemektedir:

"(4) Kasten yaralama sonucunda ölüm meydana gelmişse, yukarıdaki maddenin birinci fıkrasına giren hallerde on yıldan ondört yıla kadar, üçüncü fıkrasına giren hallerde ise ondört yıldan onsekiz yıla kadar hapis cezasına hükmolunur."

Bu düzenleme, uygulamada en çok tartışılan konulardan biridir: fail öldürme kastı taşımamakta, ancak yaralama fiili neticesinde mağdur hayatını kaybetmektedir. Bu durumda kasten öldürme (TCK 81-82) ile kasten yaralama sonucu ölüm (TCK 87/4) arasındaki sınırın doğru çizilmesi, failin gerçek kastının (öldürme kastı mı yoksa yaralama kastı mı taşıdığının) delillerle ortaya konulmasına bağlıdır.


Bu ayrımda değerlendirmeye esas alınan bazı kriterler arasında darbelerin sayısı ve şiddeti, kullanılan aracın niteliği, vurulan bölgenin hayati organlara yakınlığı, failin olay sonrasındaki davranışları sayılabilir. Ancak bu kriterlerin her somut olayda ayrı ayrı değerlendirilmesi gerektiği unutulmamalıdır


5. Kasten Yaralamanın İhmali Davranışla İşlenmesi (TCK 88)

Kanunun Düzenlemesi

TCK 88 şu şekildedir:

"(1) Kasten yaralamanın ihmali davranışla işlenmesi halinde, verilecek ceza üçte ikisine kadar indirilebilir. Bu hükmün uygulanmasında kasten öldürmenin ihmali davranışla işlenmesine ilişkin koşullar göz önünde bulundurulur."

Bu madde, failin aktif bir hareketle değil, belirli bir yükümlülüğü yerine getirmemesi (ihmal) suretiyle mağdurun yaralanmasına neden olduğu halleri düzenlemektedir. Kanun, bu tür ihmali davranışların değerlendirilmesinde TCK 83'te düzenlenen kasten öldürmenin ihmali davranışla işlenmesine ilişkin koşulların kıyasen uygulanacağını öngörmüştür.


İhmali Davranışın Değerlendirilmesinde Aranan Şartlar

TCK 83'e göndermeyle uygulanacak koşullar şunlardır: failin belli bir icrai davranışta bulunmak hususunda kanuni düzenlemelerden veya sözleşmeden kaynaklanan bir yükümlülüğünün bulunması veya önceden gerçekleştirdiği davranışın başkalarının hayatı ile ilgili tehlikeli bir durum oluşturmuş olması gerekmektedir. Bu koşullardan birinin varlığı halinde, failin ihmali davranışı icrai davranışa eşdeğer kabul edilerek kasten yaralama sorumluluğu doğabilir.


Bu madde kapsamında ceza, üçte ikisine kadar indirilebilir; bu indirim mahkemenin takdirine bağlı olup, "indirilebilir" ifadesi kullanılarak zorunlu bir indirim öngörülmemiştir.


6. Kasten Yaralama ile Diğer Suçlar Arasındaki Ayrım

Kasten Öldürmeye Teşebbüs ile Kasten Yaralama Arasındaki Sınır

Uygulamada en sık karşılaşılan hukuki tartışmalardan biri, failin eyleminin kasten öldürmeye teşebbüs mü yoksa (ağırlaşmış) kasten yaralama mı olarak nitelendirileceğidir. Bu ayrımın temelinde failin kastının niteliği yatmaktadır: fail mağduru öldürmeyi mi istemiştir, yoksa sadece yaralamayı mı amaçlamıştır?


Bu değerlendirmede darbelerin sayısı, şiddeti ve isabet ettiği bölge, kullanılan aracın öldürücü niteliği, olay öncesi ve sonrası failin davranışları gibi somut olgular birlikte değerlendirilir. Bu nedenle bu tür dosyalarda savunmanın, failin kastının yalnızca yaralama düzeyinde kaldığını ortaya koyacak delillere odaklanması büyük önem taşır.


Meşru Savunma İddiası

TCK 25'te düzenlenen meşru savunma hükümleri, kasten yaralama davalarında sıklıkla gündeme gelen bir savunma sebebidir:

"(1) Gerek kendisine ve gerek başkasına ait bir hakka yönelmiş, gerçekleşen, gerçekleşmesi veya tekrarı muhakkak olan haksız bir saldırıyı o anda hal ve koşullara göre saldırı ile orantılı biçimde defetmek zorunluluğu ile işlenen fiillerden dolayı faile ceza verilmez."

Meşru savunma şartlarının (saldırının haksız olması, mevcut veya yakın bir tehlike oluşturması, savunmanın saldırıyla orantılı olması) somut olayda tam olarak gerçekleşip gerçekleşmediği, her dosyada ayrıca değerlendirilmelidir. Meşru savunma sınırının heyecan, korku veya telaş nedeniyle aşılması halinde ise TCK 27/2 uyarınca faile ceza verilmeyebilir.


Haksız Tahrik İndirimi

TCK 29'da düzenlenen haksız tahrik hükümleri de kasten yaralama davalarında sıkça uygulanan bir indirim sebebidir:

"Haksız bir fiilin meydana getirdiği hiddet veya şiddetli elemin etkisi altında suç işleyen kimseye, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası yerine onsekiz yıldan yirmidört yıla ve müebbet hapis cezası yerine oniki yıldan onsekiz yıla kadar hapis cezası verilir. Diğer hallerde verilecek cezanın dörtte birinden dörtte üçüne kadarı indirilir."

Mağdurun failin üzerinde haksız bir tahrik oluşturacak davranışta bulunup bulunmadığı, savunmanın odaklanabileceği önemli bir husustur.


7. Kasten Yaralama Davalarında Ceza Belirleme Süreci

Temel Cezanın Belirlenmesi (TCK 61)

Mahkeme, kasten yaralama suçunda da diğer tüm suçlarda olduğu gibi TCK 61'de sayılan kriterleri gözeterek temel cezayı belirler:

"a) Suçun işleniş biçimini, b) Suçun işlenmesinde kullanılan araçları, c) Suçun işlendiği zaman ve yeri, d) Suçun konusunun önem ve değerini, e) Meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığını, f) Failin kast veya taksire dayalı kusurunun ağırlığını, g) Failin güttüğü amaç ve saiki, göz önünde bulundurarak, işlenen suçun kanuni tanımında öngörülen cezanın alt ve üst sınırı arasında temel cezayı belirler."

Takdiri İndirim (TCK 62)

Failin geçmişi, yargılama sürecindeki pişmanlığı, mağdurla anlaşma gibi hususlar TCK 62 kapsamında takdiri indirim nedeni olarak değerlendirilebilir.


8. Kasten Yaralama Suçunda Soruşturma ve Kovuşturma Süreci


Şikâyetin Rolü

TCK 86/2 kapsamındaki basit yaralanmalarda şikâyet şartı arandığından, mağdurun süresinde şikâyette bulunması gerekmektedir. TCK 73'e göre şikâyet hakkı, kural olarak fiilin ve failin öğrenildiği tarihten itibaren altı ay içinde kullanılmalıdır. Buna karşılık TCK 86/3'teki nitelikli hallerde şikâyet aranmadığından, bu hallerde soruşturma resen (kamu davası olarak) yürütülür.


Delil Toplama ve Adli Rapor

Kasten yaralama davalarında en kritik delil, mağdurun yaralanma derecesini ve niteliğini gösteren adli tıp raporudur. Bu rapor, hem suçun hangi fıkra kapsamında değerlendirileceğini (basit mi, nitelikli mi, TCK 87 kapsamında ağırlaşmış mı) hem de failin sorumluluğunun kapsamını belirleyen temel unsurdur.


Uzlaştırma Kapsamı

Kasten yaralama suçunun bazı halleri, Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 253. maddesinde düzenlenen uzlaştırma kapsamına girmektedir. Kanun metninde açıkça belirtildiği üzere:

"Şikâyete bağlı olup olmadığına bakılmaksızın, Türk Ceza Kanununda yer alan; 1. Kasten yaralama (üçüncü fıkra hariç, madde 86; madde 88)..."

Bu düzenlemeye göre, TCK 86'nın birinci ve ikinci fıkraları ile TCK 88 kapsamındaki kasten yaralama fiilleri uzlaştırma kapsamındadır; ancak TCK 86'nın üçüncü fıkrasındaki nitelikli haller bu kapsamın dışında tutulmuştur. Uzlaştırma sürecinin işletilip işletilmediği, dosyanın sonuçlanma şeklini doğrudan etkileyen önemli bir husustur.


9. Kasten Yaralama Davalarında Savunma Stratejileri


Kastın Yönü ve Yoğunluğunun Tartışılması

Failin gerçekte hangi sonucu istediği (basit yaralama mı, ağır yaralama mı, öldürme mi), her dosyada ayrı ayrı değerlendirilmesi gereken temel bir husustur. Bu değerlendirme, hem suçun hangi madde kapsamında değerlendirileceğini hem de nihai ceza miktarını doğrudan etkiler.


Adli Tıp Raporuna İtiraz

Yaralanmanın niteliği ve ağırlık derecesi konusunda düzenlenen adli tıp raporlarına, gerekli görüldüğü hallerde itiraz edilmesi veya ek rapor talep edilmesi, savunmanın önemli bir aracıdır. Özellikle TCK 87 kapsamındaki ağırlaşmış sonuçların (örneğin "yüzde sabit iz" veya "organ işlevinin sürekli zayıflaması" gibi) doğru tespit edilip edilmediği, dosyanın seyrini önemli ölçüde etkileyebilir.


Meşru Savunma veya Haksız Tahrik İddialarının İleri Sürülmesi

Yukarıda açıklandığı üzere, olayın gelişim şekline göre meşru savunma veya haksız tahrik hükümlerinin uygulanması talep edilebilir. Bu iddiaların somut delillerle desteklenmesi gerekmektedir.


Uzlaştırma Sürecinin Değerlendirilmesi

Uzlaştırma kapsamına giren dosyalarda, tarafların uzlaşma yoluyla anlaşması, davanın düşmesi sonucunu doğurabilmektedir. Bu nedenle uzlaştırma sürecinin doğru yönetilmesi, hem mağdur hem de şüpheli/sanık açısından önemli sonuçlar doğurabilmektedir.


10. İstanbul'da Kasten Yaralama Davalarının Yürütülmesi

Kasten yaralama davaları, Türkiye genelinde olduğu gibi İstanbul'da da en sık görülen ceza davaları arasındadır. Bu davalar, suçun temel şeklinde asliye ceza mahkemelerinde, TCK 87 kapsamındaki ağır sonuçlar veya yüksek ceza gerektiren nitelikli hallerde ise ağır ceza mahkemelerinde görülmektedir.


İstanbul Anadolu Yakası'nda (Kartal, Pendik, Maltepe, Kadıköy, Ataşehir gibi ilçelerde) meydana gelen olaylara ilişkin soruşturma ve kovuşturmalar, büyük ölçüde Kartal ilçesinde bulunan İstanbul Anadolu Adalet Sarayı bünyesindeki Cumhuriyet Başsavcılığı ve ilgili mahkemeler tarafından yürütülmektedir. Yetkili mahkemenin belirlenmesinde, Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 12. maddesi uyarınca kural olarak suçun işlendiği yer mahkemesi esas alınır.


Gerek mağdur gerek şüpheli/sanık konumundaki kişilerin, İstanbul'da gerek Avrupa Yakası gerek Anadolu Yakası'nda (Kartal, Pendik, Maltepe ve çevresi) bir kasten yaralama olayıyla karşılaşması halinde, sürecin doğru yönetilebilmesi için ceza hukuku alanında deneyimli bir avukattan hukuki danışmanlık alması önem taşımaktadır.


11. Kasten Yaralama Olayıyla Karşılaşıldığında Dikkat Edilmesi Gerekenler


Mağdur Konumundaki Kişiler İçin

  1. Derhal tıbbi muayeneden geçin ve adli rapor aldırın. Yaralanmanın niteliğini gösteren rapor, davanın en temel delilidir.

  2. Süresinde şikâyette bulunmayı unutmayın. Basit yaralanmalarda şikâyet süresi altı aydır.

  3. Delillerinizi (fotoğraf, tanık bilgileri, mesaj kayıtları vb.) muhafaza edin.

  4. Bir avukattan hukuki destek alarak katılan sıfatıyla davaya katılmayı değerlendirin.


Şüpheli/Sanık Konumundaki Kişiler İçin

  1. Bir ceza avukatıyla vakit kaybetmeden iletişime geçin.

  2. Avukatınız hazır olmadan ifade vermekten kaçının. Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 147. maddesi uyarınca şüpheli, müdafi yardımından yararlanma ve susma hakkına sahiptir.

  3. Meşru savunma veya haksız tahrik gibi hukuki savunma imkânlarının bulunup bulunmadığını değerlendirin.

  4. Uzlaştırma kapsamına giren bir dosyanız varsa bu sürecin işleyişini avukatınızla birlikte takip edin.


12. Kasten Yaralama Suçu ve Cezası TCK Madde 86 Sık Sorulan Sorular (SSS)


Kasten yaralama suçunda cezanın alt ve üst sınırı nedir?

TCK 86/1'e göre temel şekilde ceza bir yıl altı aydan üç yıla kadar hapistir. Basit tıbbi müdahaleyle giderilebilecek hafif yaralanmalarda (madde 86/2) ceza altı aydan bir yıl altı aya kadar hapis veya adli para cezasıdır. Nitelikli hallerde (madde 86/3) bu cezalar yarı oranında, canavarca hisle işlenmesi halinde bir kat artırılır.


Basit yaralanma ile ağır yaralanma arasındaki fark nasıl belirlenir?

Bu ayrım, adli tıp veya ilgili sağlık kuruluşu tarafından düzenlenen rapor ile tespit edilir. Yaralanmanın basit bir tıbbi müdahaleyle giderilip giderilemeyeceği, TCK 86/2'nin uygulanıp uygulanmayacağını; TCK 87'de sayılan (organ işlevinin sürekli zayıflaması, yüzde sabit iz, yaşamı tehlikeye sokan durum gibi) ağır sonuçların gerçekleşip gerçekleşmediği ise madde 87 kapsamındaki artırımların uygulanıp uygulanmayacağını belirler.


Silahla işlenen kasten yaralamada şikâyet aranır mı?

Hayır. TCK 86/3-e uyarınca kasten yaralama suçunun silahla işlenmesi, şikâyet aranmaksızın soruşturulan ve verilecek cezanın yarı oranında artırıldığı bir nitelikli haldir.


Eşe karşı işlenen kasten yaralama fiilinde ceza artar mı?

Evet. TCK 86/3-a uyarınca kasten yaralama suçunun eşe veya boşandığı eşe karşı işlenmesi nitelikli hal kabul edilmiş olup, şikâyet aranmaksızın ceza yarı oranında artırılır.


Kasten yaralama sonucunda ölüm meydana gelirse ceza ne kadardır?

TCK 87/4 uyarınca, kasten yaralama sonucunda ölüm meydana gelmişse, TCK 86'nın birinci fıkrasına giren hallerde on yıldan ondört yıla kadar, üçüncü fıkrasına giren (nitelikli) hallerde ise ondört yıldan onsekiz yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.


Kasten yaralama ile kasten öldürmeye teşebbüs arasındaki fark nedir?

Bu ayrımın temelinde failin kastının yönü yatmaktadır. Fail mağduru öldürmeyi amaçlamışsa kasten öldürmeye teşebbüs söz konusu olur; failin amacı yalnızca yaralamaksa (ölüm meydana gelse dahi) TCK 87/4 kapsamında değerlendirme yapılır. Bu ayrım, darbelerin sayısı, şiddeti, isabet ettiği bölge ve kullanılan araç gibi somut delillerle ortaya konulur.


Kasten yaralama suçu uzlaştırma kapsamında mıdır?

Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 253. maddesi uyarınca, TCK 86'nın üçüncü fıkrası hariç olmak üzere madde 86 ve madde 88 kapsamındaki kasten yaralama fiilleri uzlaştırma kapsamındadır. TCK 86/3'teki nitelikli haller ise bu kapsamın dışında tutulmuştur.


Kasten yaralamanın ihmali davranışla işlenmesi ne anlama gelir?

TCK 88 uyarınca, failin aktif bir hareketle değil, belirli bir yükümlülüğü yerine getirmemesi (ihmal) suretiyle mağdurun yaralanmasına neden olduğu haller bu kapsamda değerlendirilir. Bu durumda ceza üçte ikisine kadar indirilebilir ve değerlendirmede kasten öldürmenin ihmali davranışla işlenmesine ilişkin koşullar (TCK 83) kıyasen uygulanır.


İstanbul Anadolu Yakası'nda (Kartal, Pendik, Maltepe) kasten yaralama davası hangi mahkemede görülür?

Bu bölgede işlendiği iddia edilen olaylara ilişkin soruşturma ve kovuşturmalar, genel olarak Kartal ilçesinde bulunan İstanbul Anadolu Adalet Sarayı bünyesindeki Cumhuriyet Başsavcılığı ve ilgili mahkeme tarafından yürütülür. Suçun temel şeklinde asliye ceza mahkemesi, ağır sonuçlar veya yüksek ceza gerektiren hallerde ağır ceza mahkemesi görevli olabilir.


Meşru savunma iddiası kasten yaralama davasında nasıl ileri sürülür?

TCK 25 uyarınca, gerçekleşen, gerçekleşmesi veya tekrarı muhakkak olan haksız bir saldırıyı o anda hal ve koşullara göre saldırı ile orantılı biçimde defetmek zorunluluğuyla işlenen fiillerden dolayı faile ceza verilmez. Bu iddianın kabul edilebilmesi için saldırının haksızlığı, güncelliği ve savunmanın orantılılığı somut delillerle ortaya konulmalıdır.


Sonuç

Kasten yaralama suçu, TCK 86, 87 ve 88. maddelerinde düzenlenen ve mağdurun yaralanma derecesine göre çok farklı ceza sonuçları doğurabilen kapsamlı bir suç tipidir. Basit bir yaralanmadan ölümle sonuçlanan ağır hallere kadar geniş bir yelpazeyi kapsayan bu düzenlemede, doğru madde ve fıkranın tespiti, adli tıp raporlarının titizlikle incelenmesi ve failin kastının doğru değerlendirilmesi, sürecin adil şekilde sonuçlanması bakımından büyük önem taşımaktadır.


İstanbul'da, gerek Avrupa Yakası gerek Anadolu Yakası'nda (Kartal, Pendik, Maltepe ve çevresi) bir kasten yaralama olayıyla karşılaşan mağdur veya şüpheli/sanık konumundaki kişilerin, mevzuata hâkim bir ceza avukatından erken aşamada hukuki danışmanlık alması, hem hak kaybının önlenmesi hem de sürecin etkin biçimde yönetilebilmesi açısından önerilmektedir.


Önemli Yasal Uyarı:  Bu yazı, genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. İçeriğinde yer alan bilgiler, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu ve ilgili mevzuat dikkate alınarak genel nitelikte olup, herhangi bir somut olay veya dosyaya ilişkin hukuki tavsiye, görüş veya danışmanlık niteliği taşımamaktadır. Her dosyanın kendine özgü delil durumu, süreci, sanığın konumu ve özel şartları bulunmaktadır. TCK 86 kapsamında soruşturma veya kovuşturma ile karşı karşıya kalan kişilerin, hak kayıplarına uğramamak ve en etkili savunma stratejisini belirleyebilmek için süreç başlar başlamaz bir ceza avukatından profesyonel hukuki destek almaları büyük önem arz etmektedir. YT Hukuk ve Avukatlık Bürosu, bu yazıda yer alan genel bilgilerin somut olaylarda uygulanmasından veya uygulanmamasından doğabilecek herhangi bir hukuki sonuçtan sorumlu tutulamaz.
Ceza avukatı Kasten yaralama suçu (TCK 86) cezası, nitelikli halleri, uzlaştırma ve İstanbul Anadolu (Kartal) süreci. Güncel 2026 rehberi.
Kasten yaralama suçu (TCK 86) cezası, nitelikli halleri, uzlaştırma süreci.

Ceza Avukatı Benzer Yazılar


Kurumsal Bilgilendirme ve İç Bağlantılar

Sitemizde yer alan tüm içerikler, ziyaretçilerimizin hukuki bilgiye daha hızlı ve doğru şekilde ulaşabilmesi amacıyla hazırlanmıştır. İlgili hukuki konular hakkında detaylı bilgi almak, güncel yayınlarımızı incelemek veya uzman ekibimizle iletişime geçmek için aşağıdaki sayfaları ziyaret edebilirsiniz:

Bu bağlantılar, site içerisinde ilgili içeriklere daha kolay ulaşmanızı sağlamak ve hukuki bilgilendirme sürecini daha verimli hale getirmek amacıyla sunulmuştur.


YT Hukuk

Hukuki uyuşmazlıklar ve güncel mevzuata ilişkin daha fazla bilgi almak için internet sitemizde yer alan diğer içerikleri inceleyebilirsiniz.


Adres: Helis More ResidenceYalı Mah. Kadir Sk. No:14Kartal / İstanbul

E-Posta:

Google Haritalar Konumu:


AVUKAT RAMAZAN YILMAZ

Web: 



bottom of page